YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9649
KARAR NO : 2010/2303
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, … 2134 parselde, 8 nolu bağımsız bölümü 18.6.2003 tarihinde davalı …’ye onun da 24.8.2004 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, tasarrufun 23.7.2003 tarihli kredi sözleşmesinden önce yapıldığını, satıştan sonra davacıya 270.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla … mahkemelerinin yetkili olduğunu, takip konusu alacağın kesinleşmediğini, taşınmazın rayiç bedelle alınıp karla satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili taşınmazın krediyle ve iyiniyetle alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalılar arasındaki satışların gerçek satış olduğu, özellikle davalı …’ın banka kredisi kullanarak taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması gerekir. Bu husus dava önşartı olup mahkemece res’en araştırılmalıdır.
Somut olayda davacı tarafından davalı borçluya gönderilen 26.3.2004 tarihli ihtar ve ekindeki hesap kat’inde
… nolu hesabın 29.9.2003, … nolu hesabın 3.11.2003, … nolu hesabın da 3.11.2003 tarihinde açılan hesaplar nedeniyle toplam 407.046.090 USD karşılığı 547.604,69 TL’lik borç olduğu ve takibin de bu borca istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır. Hesap açılış tarihleri 18.6.2003 tarihli iptali istenen tasarruftan sonraki tarihleri içerdiğinden öncelikle borcun doğum tarihinin tespiti amacıyla HUMK’nun 227.maddesi gereğince davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak borç, tasarruftan sonra doğmuş ise öncelikle davanın önşart yokluğu nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.