Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9867 E. 2010/3681 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9867
KARAR NO : 2010/3681
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, …, 6015 Ada, 1 parsel, 7 nolu bağımsız bölümü 13.2.2003 tarihinde davalı …’ya, …, …, 9872 Ada, 5 parsel, 37 nolu bağımsız bölümü 20.5.2003 tarihinde davalı …’a, … Kimyevi Mad. İm. İth. İhr. Müm. San. Tic. Ltd. Şti.’ndeki 1000 hissesini 16.5.2003 tarihinde birleşen davanın davalısı …’ye sattığını belirterek muvazaalı tasarrufların İİK 277 ve Borçlar Kanunu’nun 18.maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiş, 9.10.2003 tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazların davalılar … ve … tarafından dava dışı kişilere satıldığından bu davalılar hakkındaki davaya tazminat davası olarak devam edilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, aciz belgesi sunulmadığını, tasarrufların borçtan önce ve gerçek bedelle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili aciz belgesi sunulmadığını, … Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla 100.000 TL’ye alıp 101.000 TL’ye sattıklarını, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili borçlunun aciz halinde olmadığını, dava konusu şirket hisselerinin rayiç değerle alındığını ve ödemenin banka aracılığıyla yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı … dava konusu taşınmazı kısa sürede devir ettiğinden gerçek değer üzerinden satın almış olsa gözükse de borçlunun ekonomik durumunu ve zarar verme kastını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, davalı … dava konusu taşınmazı gerçek değerinin üç katı altında satın aldığı ve kısa sürede devir ettiğinden borçlunun ekonomik durumunu ve zarar verme kastını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, davalı …’ın aynı sektörde çalışan şirkette borçlu ile birlikte ortak olması nedeniyle borçlunun durumunu ve amacını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, İİK 278/3-2 maddesine göre bedel farkının bağışlama hükmünde olup iyiniyet aranmaksızın iptal sebebi olduğu, aynı zamanda satın alınan taşınmazlar kısa sürede el değiştirdiğinden BK. 18.maddesine göre muvazaalı işlem olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak 37.466,00 TL tazminatın davalı …’dan, 85.785,00 TL tazminatın davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden … Kimyevi Mad. İmalat İth. İhri. Müm. San ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki …’a ait 1.000 hissenin davalı …’ye satışına ilişkin tasarrufun takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline davacıya cebr-i icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı … tarafından temyiz harç ve giderleri muhtıraya rağmen yatırılmadığından 1.10.2009 tarihli ek kararla hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması halinde tasarrufun İİK 278/2.madde gereğince bağışlama hükmünde olup iptale tabi olmasına davalı üçüncü kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılması halinde de tasarrufunun İİK 280/1.madde gereğince iptale tabi olmasına, somut olayda davalı … yönünden İİK 278/2, 283/II, davalı … yönünden de İİK 280/1.maddedeki iptal koşulları oluştuğundan bu davalılar yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar … ve …’nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece davalı …’ın taşınmazı gerçek bedelle almasına rağmen kısa sürede devrettiği için kötüniyetli olduğu kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda davalı … dava konusu taşınmazı bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değerine yakın bir bedelle satın almış olup, İİK 278/2.madde gereğince iptal koşulları oluşmadan itilafın İİK 280/1.maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir.
İİK 280/1.maddeye göre tasarrufun iptal edilebilmesi için davacının, davalı üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu ispatlanması yani borçlunun aciz içerisinde olduğunu ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını sattığını bildiklerini veya bilebilecek durumda olduğunu ispatlaması gerekir.
Taşınmazın salt kısa süre de elden çıkarılmış olması yan delillerle ispatlanmadığı sürece üçüncü kişinin kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. Aksine mevcut delillerden davalının dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla aldığı, taşınmazın değerinin ödediği bedelden daha az olması nedeniyle 13 gün sonra 1.000 TL karla sattığı, borçlunun durumu ve amacını bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün adı geçen davalılar yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14.522,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.