Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10119 E. 2011/2065 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10119
KARAR NO : 2011/2065
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.5.2010 Salı günü davacı … vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra iş tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl davada ve birleştirilen davada, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin sürekli işgücü kaybına uğrayacak düzeyde yaraladığını ileri sürerek, 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL araç hasarı, 500,00 TL ulaşım gideri ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, birleştirlen dosyada ise 44.100,00 Euro sürekli işgücü kaybı tazminatının davalılardan sigora şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere mmüteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile tedavi gideri talebini 13.453,25 TL, araç hasarını 3.937,50 TL, ulaşım giderini 12.250,00 Euro olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 37.800,00 Euro sürekli işgücü kaybı, 10.500,00 Euro yolculuk gideri tazminatının ödeme tarihinden, 10.779,46 TL tedavi gideri, 3.375,00 TL araç hasarının kaza tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile davalılardan ve 3.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili asıl davada maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş fazlaya ilişkin saklı tuttuğu hak yönünden davalılar aleyhine açtığı başka bir dava bu dava ile birleştirilmiştir. Asıl dava ile birleştirilen her dava bağımsızlığını korumakta olup, talep ve hükmedilen tazminat tutarları yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, anılan hususlar gözardı edilerek tek bir hüküm kurulmuş olması usul hükümlerine aykırı olduğundan bozma gereklidir.
3-Davacı, meydana gelen kaza sonucunda sürekli işgücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını ileri sürmüştür. Davacı, Türkiye’de yaralandıktan sonra tedavisine ikamet ettiği Almanya’da devam edilmiş, davacı tarafından sunulan, tercüme edilmiş Eyalet Sosyal İşler tarafından düzenlenen belgede gösterilen % 80 maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Ne var ki sunulan bu belge, hüküm kurmak için yeterli olmayıp, tedaviye ilişkin belge ve raporların Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri tüzüğü çerçevesinde değerlendirilerek, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davacıya Almanya sosyal güvenlik kurumunca yapılan ödeme ve varsa bağlanan aylığın niteliği belirlenip, davalılara rücu edilip edilemeyeceği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile davalıların mükerrer ödeme yapması sonucunu doğurabilecek şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
5-Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’ya gidiş giderini Euro olarak istemiş, mahkemecede, davanın kısmen kabulü ile 10.500,00 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir. B.K’nun 83/son maddesi ve H.G.K’nun 10.12.2003 gün ve 2003/4-754 E, 2003/749 K. sayılı kararı uyarınca, zarar, zarar gören açısından hangi para birimine göre doğmuşsa, o para biriminin tazminat olarak talep edilmesi amaca uygunluk yönünden kabul edilmelidir. Ancak anılan yasa maddesi uyarınca hükmedilecek yabancı paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
6-Davalı … şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, davalı kazaya neden olan aracın trafik sigortacısı olup, sakatlanma ve tedavi gideri yönünden davalının sorumlu olduğu limit ayrı ayrı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması da bozmayı gerektirir.
7-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, haksız eylem nedeniyle doğan zararda, temerrüt tarihi davalı araç işleteni ve sürücüsü yönünden, haksız eylem tarihidir. Bu durumda davacının yaptığı ödeme tarihlerinden itibaren faiz uygulanması da doğru olmamıştır.
8-Bozma neden ve şekline göre, tarafların manevi tazminat istemine ilişkin temyiz itirazları, değişebilecek duruma göre yeniden takdir edileceğinden bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4, 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, 6 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin, 7 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 8 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, 750,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 8.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.