Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10166 E. 2011/3671 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10166
KARAR NO : 2011/3671
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2008/7730 Esas sayılı dosyasından, 10.11.2008 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulünü dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı tarafından sunulan acentelik sözleşmesi ve faturaların kanuni karinenin aksinin ispatı için yeterli görülmediği, bilirkişi raporuyla sunulan belgelerin çoğunun mahcuz mallarla ilgisinin bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu mahcuzlardan haciz tutanağının 1, 2, 4, 6 ve 7 sırasındaki malların davacı tarafından sunulan faturalarla uyuşmadığının bilirkişi raporuyla belirlenmesine göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda dava konusu haciz borçlunun tebligat adresinde ve huzurunda yapıldığından İİK 96/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği yönündeki mahkeme tesbiti doğrudur. Davacı 3.kişi tarafından borcun doğumundan önce borçlu ile yapılmış 28.3.2008 tarihli acentelik sözleşmesi, 11.4.2008 ve 10.5.2008 tarihli acente kurulum ve ürün teslim formu ve taahütnamesi ile faturalara davalı tarafından itiraz edilmemiş; 5.5.2010 tarihli bilirkişi raporuyla da dava konusu 10.11.2008 tarihli haciz tutanağının 3.sırasındaki 800 TL tutarındaki 1 takım Hp ekran … ekran klavye ile hp 120 yazıcıcıdan oluşan bilgisayarın 28.09.2006 tarih 482566 nolu fatura ile örtüştüğü 5.sırasındaki 1 600 TL tutarındaki 2 takım hp 2 ekran 2 kasa 2 klavye 2 mause ve Xerox 3117 yazıcıdan oluşan bilgisayar takımının 4.6.2007 tarih 89405 nolu ve 24.12.2007 tarih 170064-170066 nolu faturalarla örtüştüğü ve davacı tarafından davalı borçluya 10.5.2008 ve 11.4.2008 tarihinde emanet taahhütnamesi ile teslim edildiği ve sunulan fatura ve belgelerle dava konusu mahcuzların örtüştüğü saptanmıştır.
O halde mevcut deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu 10.11.2008 tarihli haciz tutanağının 3 ve 5. sırasındaki mahcuzlar yönünden davacı 3.kişi tarafından karinenin aksinin ispatlandığı kabul edilerek davanın bu mahcuzlar yönünden kabul edilmesi ve anılan mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın tümden reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.