Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10331 E. 2011/3653 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10331
KARAR NO : 2011/3653
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı dördüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında Bursa 3.İcra Müdürlüğünün 2008/4111 Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı Bursa, Orhangazi İlçesi, Camikebir Mahallesi, 10.pafta, 286 Ada 10 nolu parseldeki taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için 05.03.2008 tarihinde davalı …’a sattığı, onunda 18.03.2008 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek borçlu ve diğer davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı dördüncü kişi … vekili, taşınmazın raiç bedel ödenerek emlakcıdan satın alındığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu ve üçüncü kişi, duruşmaya gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın borçlu tarafından borcun doğumundan sonra düşük bedelle satıldığından bahisle davanın kabulüne ve tasarrufların takip dosyasındaki borç ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı dördüncü kişi … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 282 madde hükmüne göre, iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkide bulunan 3.kişi ve kötüniyetli 3.kişi (dördüncü kişi) aleyhine açılır. Somut olayda, davalı … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi olmayıp dava konusu taşınmazı üçüncü kişi davalı …’tan satın alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Dördüncü kişi yönünden bedel farkı ve yakın tarihlerdeki satış başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal nedeni sayılamaz.
Zira üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin iyi niyetli olması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişinin malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Bu durumda davalı …”un kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283. maddesi hükmüne göre de davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı …’tan taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 4.kişiye geri verilmesine 19.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.