Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10347 E. 2010/10645 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10347
KARAR NO : 2010/10645
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 11.500.00 TL’ndan, davalının trafik sigortasından tahsil edilen 5.000.00 TL’nın mahsubu ile kalan 6.500.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunup, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, yetki itirazı ve zamanaşımı def’i reddedilerek, davanın kabulü ile, 6.500.00 YTL’nin 01.04.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
2918 Sayılı KTK.’nun 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar göreninin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğ-
2010/10347
2010/10645
rendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava konusu maddi hasarlı trafik kazası 15.02.2005 tarihinde meydana gelmiş, iş bu dava ise 12.07.2007 tarihinde açılmıştır. BK.’nun 133. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerin somut olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, zamanaşımı def’i de süresi içinde yapılmıştır.
Kaldı ki, davadan önce, konusu, sebebi ve tarafları aynı olan, muhabere yoluyla Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilen 01.03.2006 tarihli ve Şişli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilen 03.10.2006 tarihli dilekçeler ile açılan davalar yönünden kesilen zamanaşımının bu dava ile ilgisi yoktur.
Bu durumda mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.