YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1035
KARAR NO : 2010/5738
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkili kuruma ait aydınlatma direğine çarparak hasara neden olduğunu, 1.532.00 TL kurum zararının fer’ileriyle birlikte tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, hasar bedelinin fahiş olduğunu, işlemiş faizi ve oranını kabul etmediklerini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, gerçek zarardan, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini, reeskont faiz istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe itirazlarının 1.531.62 TL asıl alacak, 532.92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.064.54 TL üzerinden devamına (sigorta şirketinin sadece asıl alacaktan sorumlu tutulmasına), fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Meydana gelen riziko nedeniyle sigorta ettiren, zarar görenlere karşı hangi oranda faiz ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu KTK.’nun 91/1. ve 85/1. maddesi uyarınca üzerine alan sigortacısının da aynı oranda faiz ödemesi gerekir.
Somut olayda, işleten tacir olmayıp, zarar veren araç da özel araç niteliğinde bulunduğundan, haksız eyleminin de TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, avans faizine hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının c) bendindeki “avans” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “yasal” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,75 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 101,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … şirketinden alınmasına 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.