Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10750 E. 2011/1193 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10750
KARAR NO : 2011/1193
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı … AŞ vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.2.2011 Salı günü davacı … AŞ vekili Avukat…geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalı tarafından işletilen otoparktan çalındığını ve daha sonra hasarlı halde bulunduğunu, sigorta değerinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 51.200,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne 26.601,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemina ilişkindir.
HUMK.nun 275. ve devamı maddelerinde, “mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenmez” hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının veya araçtaki hasarların tesbiti, kaza tarihindeki aracın ikinci el satış bedellerinin tesbiti uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda, konusunda uzman olduğu bilinmeyen avukattan, aracın ikinci el satış bedelinin ve sovtaj bedelinin tesbiti konularında rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Öte yandan, davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç poliçe teminat dönemi içinde çalınmıştır. Uyuşmazlık, sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin, zarar sorumlusundan rücuan talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle rücu davası aslında bir tazminat davası niteliğindedir. Sigortacı, halef olarak ancak, sigortalısı, zarar sorumlusuna karşı neyi ne miktar talep edebilecek ise, sorumlularından ancak onu isteyebilir. Öncelikle sigortacının sigortalısına ödeyeceği tazminat tutarı belirlenmelidir.
Kasko Sigortası Genel Şartları B 3.3.1.4. maddesi gereğince, sigortacı aracın çalınması halinde, çalınma günündeki değerini ödemekle yükümlüdür. Zarar sorumlularına rücu edilebilecek tazminat tutarı da aracın piyasa değeri ile sınırlıdır. Sözleşme ilişkisi çerçevesinde sigortacı tarafından sigortalıya ödenebilecek “0” km araç değeri gibi özel klozlar rücu kapsamında dikkate alınmamalıdır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, özel kloz hükümlerinin uygulanmaması yerinde ise de, aracın piyasa değeri belirlenirken “0” km alındığı gerekçesi ile fatura değeri olarak kabul edilmiş, Euro üzerinden düzenlenen faturanın çalınma tarihindeki TL karşılığının sigorta değerini aştığı belirlenerek, sigorta değerine hükmedilmiştir.
Halbuki, Kasko Genel Şartları hükümleri uyarınca, rücu edilebilecek tazminat tutarının belirlenmesi için, aracın riziko tarihinde Türkiye’de ikinci el piyasa değerinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; … Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan olay tarihi itibariyle çalınan aracın 2.ci el satış değeri ile sovtaj bedelinin tesbiti konularında ayrıntılı, gerekçeli
ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 15.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.