YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10751
KARAR NO : 2011/922
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.2.2011 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı … … Sigorta AŞ vekili Avukat …geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen tek taraflı kazada ağır hasar gördüğünü, araç bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, araçta bulunan … Güneş’in yaralandığını tedavi giderlerinin ödendiğini, ayrıca sakat kaldığını belirterek 90.000 TL araç bedeli ile 10.000 TL tedavi gideri toplam 100.000 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında sürücünün alkollü olması nedeniyle sürücü değişikliği yapıldığını, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığı, sürücünün alkollü olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Kadıköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesi, yapılan işbölümü itirazı üzerine 20.7.2006 tarihinde davacı vekilinin yokluğunda dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı vekiline 21.7.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. TTK.nun 5/son maddesinde “vazifesizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri, iş sahasına ait iptidai itira-
zın kabulü halinde de tatbik olunacağı” hususu düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca işbölümü itirazının kabulü halinde yapılması gereken işlemler hususunda HUMK.nun 193. maddeye atıfta bulunulmuştur. TTK.nun 5. maddesi uyarınca verilen gönderme kararlarında, HUMK.nun 193/3.maddesi gereğince davacı vekiline 21.7.2006 tarihinden tebliğ edilen gönderme kararına karşı 10 gün içinde gereken işlemlerin yapılması gerekirken, davacı vekili bu süre geçtikten sonra verdiği 1.8.2006 havale tarihli dilekçe ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini istemiştir. Hak düşürücü nitelikteki 10 günlük süre geçtikten sonra davacı vekili gönderme isteğinde bulunduğundan dosyanın gönderildiği Asliye Ticaret Mahkemesi’nin re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekirken yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yere olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.