Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10810 E. 2011/10571 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10810
KARAR NO : 2011/10571
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili, davalı … Işık vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili,asıl ve ek dava dilekçesi ile davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın tek taraflı kaza yaptığını, araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisinin yaralanması nedeniyle bir süre tedavi gördüğünü ve vefaat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacıların yaptığı tedavi gideri, ulaşım giderleri destekten yoksun kalma nedeniyle 5.000 TL. maddi, 15.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Işık vekili, davacılar murisinin kaza sonucu ölmediğini kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığını, davalının alkollü olduğunu bilmesine rağmen araca bindiğini, hatır taşıması bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … aracı kazadan önce noter aracılığı ile sattığını belirtmiştir. Davalı … davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 907,50 TL. tedavi gideri, 525,15 TL. geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere 1.432,65 TL. tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti ve dava tarihinden işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere ,8.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili, davalı … Işık vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı … şirketi vekili ve davacılar vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Cefer Kılıç’ın diğer temyiz itirazları yönünden; Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hakim manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak, manevi tazminat miktarını adalete uygun olarak belirlemesi gerekmekte olup, hükmedilen manevi tazminat fazladır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, davacılar murisi davalı idaresinde bulunan araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanmış, tedavisinin devam ettiği sırada ölmüş ise de ölüm nedeninin trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanmadığı, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özelliklerine, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, olayın meydana gelmesindeki etkilerine, olay sonrası çekilen acı ve diğer hususların değerlendirilmesi ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
3- Davalı vekili, davacılar murisinin araçta yolcu olarak bulunduğunu belirterek hatır taşıması ve ölen kişinin araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araçta bulunduğunu ve müterafik kusuru olduğu iddiasında bulunmuştur.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 43 ve 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalının savunmaları üzerinde durularak, ceza mahkemesi dosyası da incelenerek mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hakim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi, davacılar vekilinin tüm, davalı … Işık vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Işık vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 67,91 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 121,60 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.