Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10891 E. 2011/7879 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10891
KARAR NO : 2011/7879
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,davalı şirkete ait aracın müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 4.5.2005 tarihinde çalınması nedeniyle sigortalıya 15.750 TL. araç bedelinin ödendiğini, aracın 4.7.2006 tarihinde bulunduğunu, ancak araç kaydı üzerinde bulunan takyidatlar nedeniyle mülkiyetin devredilemediğini belirterek sigorta bedelinin ödendiği tarihte aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ile hacizlerin kaldırılmasına, kabul edilmediği takdirde 15.750 TL. tazminatın ödendiği tarihten işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti Ve hacizlerin fekki davasının reddine, 15.750 TL. tazminatın 4.7.2006 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya ait aracın kasko sigortacısı olup çalınan aracın bedelini ödedikten sonra aracın bulunduğunu, araç kaydı üzerinde bulunan hacizler nedeniyle aracın satılamadığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Aracın çalınmasından sonra bulunma tarihine kadar araç kaydı üzerine haciz konulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında geçerli kasko sigortası genel şartlarının B.3.3.3.2. maddesinde çalınmış olan aracın bulunması için ilgili
makamlarca yapılacak araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde, sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. Sigorta ettiren ya da hak sahibi hakkında soruşturma açılmış ise bu soruşturmanın tamamlanmasına kadar sigortacı tazminat ödemesini bekletebilir. Çalınmış olan taşıtın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı, taşıtı geri almak zorundadır. Sigortacı tarafından değeri ödenen taşıt, ödemeden sonra bulunursa, sigorta ettiren ve/veya sigortalı keyfiyeti derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda sigortalı tazminatı ya iade eder ya da taşıtın mülkiyetini sigortacıya devreder. Taşıtta çalınma dolayısıyla bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı zararı öder şeklindeki düzenleme gereğince araç, tazminat ödemesi yapıldıktan sonra bulunmuş olup bu durumda sigortalı tarafından ya tazminatın iade edilmesi veya mülkiyetin sigortalıya devredilmesi gerekir.
Davalı aracın sigorta şirketine devri için araç kaydı üzerindeki hacizleri kaldırmamıştır. Bu hale göre mahkemece davacıya ait araç kaydı getirilerek, hacizlerin devam edip etmediği belirlenip ,sonucuna göre; konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile aracın bulunma tarihindeki ikinci el değeri ve araç hasarlı olarak bulunduğundan hasar bedeli belirlenerek, hasar bedelinden sigorta şirketi sorumlu olacağından , hasar bedelinin aracın ikinci el değerinden mahsubu ile kalan miktarın sigorta şirketine ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.