Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10908 E. 2011/7880 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10908
KARAR NO : 2011/7880
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın …’in yaralanmasına neden olduğunu, davalıya ait aracın Zorunlu Mali … Sigortası bulunmaması nedeniyle yaralanan kişiye 19.590 TL. tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın davalıdan tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Güvence hesabının zarar görene zamanaşımı dolduktan sonra ödeme yaptığından davalıya rücu edemeyeceğini, ayrıca zarar gören kişinin ceza mahkemesinde şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle şahsi hak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören üçüncü şahsa ödenen tazminatın rücuen tahsilini istemine ilişkindir. Böyle bir davada davacı ödediği miktarı değil, zarar görenin gerçek zararını zarar sorumlusundan talep edebilir. Bu hale
göre mahkemece zarar gören şahsın Sosyal Sigortalar Sağlık İşleri Tüzüğüne uygun şekilde maluliyet oranının tespiti ve maluliyetinin dava konusu kaza sonucu meydan gelip gelmeyeceğine ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alındıktan sonra gerçek zararın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.