Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10931 E. 2011/6987 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10931
KARAR NO : 2011/6987
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 14. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışlar uzun yıllar ortaklık yapmış kişiler arasında yapılmış olmasından dolayı borçlunun mali durumu ile zarar verme kastının, 3. kişi durumundaki … tarafından bilinebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne elden çıkarılan taşınmazlar için de 3. kişinin bedel ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’un, uzun yıllar ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2010/10931
2011/6987
2- Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haczin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haczin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru olmadığı gibi Harçlar Kanunu’nun 123/son fıkrasında yer alan yargı harçlarından istisna tutulma keyfiyetinin dar tutulmuş olduğu bu kapsama bankaların genel kredi sözleşmeleri ile müşterilerine kullandırdıkları kredilerin ödenmemesi nedeniyle açtıkları dava ve icra takiplerinde ödenmesi gereken yargı harçlarının girmediği (Yargıtay HGK’nın 06/10/2010 tarih, 2010/12-443 Esas 2010/471 Karar ve Yargıtay HGK’nın 09/02/2011 tarih, 2010/12-685 Esas 2011/043 Kararı) nazara alınmadan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli değildir. Ne var ki bu hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan ”bu parseller üzerindeki Mahkememizce verilen 8.3.2007 tarihli ihtiyati hacizlerin hüküm kesinleşinceye değin devamına.” ibaresinin çıkarılmasına ve aynı bendin ikinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Takip konusu alacak miktarı, tasarruf konusu taşınmazların değerinden yüksek olduğundan kabule karar verilen taşınmazların değerleri üzerinden hesaplanan 52.326,00 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline,” ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş
2010/10931
2011/6987
bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 52.291,70 TL kalan harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 4.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.