Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10993 E. 2011/3954 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10993
KARAR NO : 2011/3954
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2008/2899 Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını,borçlunun adına kayıtlı İzmir Buca ilçesi,2.bölge İnönü mahallesi 6066 ada 5 parselin 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerini takipleri sonuçsuz bırakmak için 14.03.2008 tarihinde yakın akrabası davalı 3.kişiye devrettiğini belirterek, borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlunun davalı 3.kişinin evlatlığı olduğunu, 3.kişinin ölen eşinden kalan taşınmazın 2,5 ve 9 nolu bağımsız bölümlerinde borçlu ile hisseli mülkiyetlerinin olduğunu,aralarında anlaşmazlık bulunduğunu ve bu anlaşmazlıklara son vermek üzere imzalanan protokol gereğince davacının 9 nolu bağımsız bölümdeki 5/8 hissesini borçluya, borçlunun da 2 ve 5 nolu bölümdeki 3/8 er hissesini 3.kişiye devrederek müşterek mülkiyete son verildiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, davalı ile 2005 yılından beri dargın olduklarını babasından miras yolu ile intikal eden mallarla ilgili dava açmak zorunda kaldığını, bağımsız bölümleri satması daha kolay olduğu için paylı durumun giderilerek kendisine kalan 9 nolu bağımsız bölümü dava dışı … isimli şahsa sattığını beyan etmiştir.
Mahkemece, tapuda yapılan işlemlerin, davalılara paylı olarak ait olan taşınmazlardaki payların bir araya toplanarak müstakil tapu alınmasına yönelik olduğu, borçlu tarafından 9 nolu bağımsız bölümün … isimli şahsa yapılan satışının tasarrufun iptali davasına konu edilmesi yerine bu davanın açılmasının isabetsiz olduğu gibi borcun ödenmeye devam etmes ve dava şartı olan aciz belgesinin verilmemiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.