Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11070 E. 2011/1146 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11070
KARAR NO : 2011/1146
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu tek taraflı kazada, müvekkillerinin destekleri olan araç sürücüsü İlhan … ile işleteni … … ve araçta yolcu olarak bulunan … …’in öldüğünü belirterek, davacı … … için ıslâh ile arttırılmış toplam 17.878.00 TL, davacı … için 45.255.00 TL ve davacı … için ise 31.203.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazada ölen sürücü ve işleten için tazminat istenemeyeceğini, yolcu olarak bulunan … … için de oğlu … …’e 12.758.00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacıların zarar gören üçüncü kişiler olarak tazminat isteyebilecekleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı … … için annesi … yönünden 5.113.00 TL, babası İlhan yönünden 12.765.00 TL olmak üzere toplam 17.878.00 TL’nın, davacı … için oğlu … yönünden 24.368.00 TL, oğlu İlhan yönünden 20.886.00 TL olmak üzere toplam 45.254.00 TL’nın, davacı … için oğlu … yönünden 16.801.00 TL, oğlu İlhan yönünden 14.401.00 TL olmak üzere toplam 31.202.00 TL’nın, 13.11.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Yasa’nın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; aynı Kanun’un 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı dışında kalan hususlar sıralanmış olup, 92/a maddesinde, “işletenin; eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” 92/b maddesinde ise, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Keza, bu maddeye paralel olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Genel Şartları’nın A-3 maddesinde de, … kapsamı dışında kalan hususlar açıklamıştır.
Bu yasal düzenlemelere göre, destek zararı; ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. İşletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı açıkça Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenmediği gibi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında da, bu yolda bir sınırlamaya yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca; işletenin ve sürücünün ölümü nedeniyle onun desteğinden mahrum kalanların, trafik sigortacısından destek tazminatı talebinde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, işletenin ve sürücünün kendi kusurundan yararlanmaması gerektiğidir. Yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, destek tazminatı talebinde bulunulması halinde, davalı zarar sorumlusunun ölenin de birlikte kusuru olduğunu ileri sürerek BK.’nun 44/1 maddesi gereğince tazminatın kusur oranında indirilmesini talep etmesi mümkündür. Zira, destekten yoksun kalma zararının giderilmesi isteminde bulunulması halinde birlikte kusurun varlığı esas itibariyle istemde bulunanın değil, ölenin davranışına göre belirlenir. Dairenin son uygulamaları da bu yöndedir.
Dava konusu olayda; davacıların desteği olan işleten … ile sürücü İlhan tek taraflı kaza sonucu vefat etmiş, sürücünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. O halde, yukarda açıklanan ilkeler ışığında; işleten ve sürücünün, dolayısıyla destek tazminatında bulunanların kendi kusurlarından yararlanmaları mümkün olamayacağından, davacıların talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını üstlenmiş olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının, davacılar Sündüz ve Murat için İlhan ve … yönünden sorumluluğuna karar verilemez.
Ölen … …, sürücü İlhan’ın eşi olup, davacı … de çocuklarıdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı … sadece annesi …’dan dolayı destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir, babası İlhan’dan dolayı isteyemez.
O halde mahkemece, davacı … lehine verilen 5.113.00 TL tazminat talebinin kabulüne, diğer davacıların tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.