YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11086
KARAR NO : 2010/11085
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 16.İcra Müdürlüğünün 2007/7943 sayılı takip dosyasında, 23.11.2007 tarihinde haczedilen mahcuzların dört adet kaynak makinasının kendilerine ait demir ürünlerini işlemek üzere borçluya bırakılan makinalar olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haczin borçlunun adresinde yapıldığı davacı tarafından borçluya bırakılan mahcuzlar ve malzemeler ile bir kısım işlerin borçluya yatırılması için tarafların anlaştıklarına dair herhangi bir sözleşme ibraz edilmediği gibi her zaman düzenlenebilecek fatura ve defter kaydı dışında da delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, 23.11.2007 tarihinde borçluya ait işyerinde yapılmıştır. Bu durumda İİK.nun 97/a. maddesinde öngörülen karine borçlu/alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karinenin aksi kesin ve güçlü delillerle ispatlanması mümkündür. Haciz sırasında hazır bulunan borçlu yetkilisi, haczedilen mahcuzlardan dört adet kaynak makinasının 3.kişiye ait olduğunu, 3.kişiye fason iş yapmaları nedeniyle bu
2010/11086
2010/11085
makinaların kendilerine 3.kişiye ait demirlerin işlenmesi için geçici olarak verildiğini ileri sürmüştür. Davacı 3.kişide aynı gerekçelerle 23.11.2007 tarihinde haczedilen mahcuzlardan sadece dört adet kaynak makinası yönünden istihkak iddiasında bulunmuş, dava dışı firma tarafından kendisi adına kesilen ve yevmiye defterine de kaydedildiği anlaşılan eski tarihli fatura ve sevk irsaliyesi ibraz etmiştir. Davacıya ait ticaret sicili kayıtlarından da davacının 1997 yılından bu yana ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı ile borçlu arasında herhangi bir organik bağ tespit edilemediği gibi dava konusu mahcuzların borçlu aleyhine bir başka alacaklı tarafından yapılan takipte de haczedildiği ve davacı tarafından aynı mahcuzlar için aynı gerekçeklerle istihkak iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda fatura dip koçanın faturayı düzenleyen şirketten getirtilerek şirket yetkilisi dinlenilmeli, gerektiğinde bu şirketin ticari defterlerinde faturaların; envanterinde mahcuzların kayıtlı olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.