Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11111 E. 2011/768 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11111
KARAR NO : 2011/768
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/18581 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kartal 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3472 Talimat sayılı dosyasında yapılan, 25.12.2008 günlü hacze konu 34 EVJ 41 plaka sayılı kamyon ile buna bağlı 35 tonluk vinci takip borçlusunun sahibi olduğu şirketten noterde yapılan sözleşme ile satın aldıklarını,mülkiyetin davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın, takip borçlusu ve davacı tarafından dolandırıcılık yolu ile alındığını, bu nedenle haklarında devam eden hazırlık soruşturmasının bulunduğunu, hacizde hazır bulunan tır parkı çalışanları mahcuzla ilgili kira ücretinin borçlu tarafından ödendiği yönünde beyanda bulunduklarını, davacının dayandığı fatura bedelinin gerçek değeri yansıtmadığını, kamyon ve vincin birbirinin ayrılmaz parçaları olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “üçüncü kişinin, dava konusu… (…) plaka sayılı aracı, üzerinde duran ve mütemmim cüzü olan vinçle birlikte, kaydına haciz konulduğu 25.12.2008’den önce 28.11.2008’de noterde yapılan sözleşme ile satın aldığı,mülkiyetin kendisine geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd.maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı vekili, 24.06.2009 havale tarihli dilekçesinde, dava konusu aracın yurt dışına satışını yapacakları için plakasını değiştirdiklerini beyan etmektedir. Dava dilekçesine ekli olarak sundukları faturada ise üçüncü kişinin … unvanını kullandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının vinç vb. araçların yurt dışına satışı ile ilgili bir alanda faaliyet gösterip göstermediği ve gerçekte ne iş yaptığı ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesi aracılığı ile belirlenmelidir. Bununla birlikte noterde düzenlenen 28.11.2008 günlü satış sözleşmesi ve eklerinin de dosya içerisine getirtilmesi, aynı tarih, 11280 numaralı faturanın gerçekliği, ödemenin ne şekilde yapıldığı konuları ile ilgili borçlunun ve üçüncü kişinin ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacının alım gücünün ise kolluk aracılığı ile araştırılması gerekir.
Diğer yandan, takip borçlusu hakkında çok sayıda kişi ve firmadan aldığı vinç vb. araçların bedelini ödemeden bir bütün halinde ya da parçalayarak hurda şeklinde başkalarına sattığı gerekçesi ile dolandırıcılık suçundan devam eden birden fazla hazırlık soruşturması bulunmaktadır. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/53122 Esas sayılı dosyasında ise üçüncü kişinin de borçlu ile birlikte hareket ettiği, satın alınan bir aracın davacıya satış gibi gösterilerek yurt dışına çıkartılmaya çalışıldığı, buna benzer başka olaylarda da birlikte hareket ettikleri iddia edilmektedir. Hazırlık soruşturmasının sonucu belirlenmeli, atılı suçla ilgili toplanan kanıtlar getirtilerek incelenmelidir.
Yukarıda belirtilen delillerin tamamı toplanmadan üçüncü kişinin, alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile birlikte danışıklı hareket edip etmediği konusunun değerlendirilemeyeceği kabul edilmelidir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden üzerindeki vincin dava konusu kamyonun mütemmim cüz’ü olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Dava konusu ve değerinin belirlenebilmesi için buna yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması da gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen hususlar araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre ise; istihkak davaları mülkiyeti çözen davalar olmadığı gözönüne alınarak mülkiyetin tespitine yönelik karar verilemeyeceği, dikkate alınmadan “mahcuzun davacıya ait olduğunun tespitine” biçiminde karar verilmeside hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.