Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1112 E. 2010/5082 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1112
KARAR NO : 2010/5082
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’in idaresindeki araçla çarpışması sonucu hasarlandığını, hasar tutarının davalı … şirketi tarafından tazmin edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.488,00 TL hasar bedelinin 01.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının sigorta prim borçlarını yapılan ihtarlara rağmen ödememesi nedeniyle kasko sigorta poliçesinin 02.05.2006 tarihinde feshedildiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu bildirip, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının 28.02.2006 günlü kasko sigortası prim borcunu ödememesi nedeniyle sigorta poliçesi feshedilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davacı … ettirenin kasko sigorta poliçesinin son prim taksitini yatırmaması nedeniyle sigorta poliçesinin feshinin geçerli olup – olmadığı, dolayısıyla davalı … şirketinin riziko nedeniyle sorumluluğunun bulunup, bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olaya bakıldığında, taraflar arasında 03.07.2005 – 03.07.2006 tarihleri arasını kapsayan kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede 194,24 TL peşinatın 03.07.2005 tarihinde, kalan 81,00 TL’lik 7 eşit taksitin ise 31.08.2005 ile 28.02.2006 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırılmştır. Belirtilen prim peşinatı ile taksitlerinden yalnızca en son taksit olan 28.02.2006 günlü prim taksiti yatırılmamıştır. Davaya konu riziko da 02.06.2006 tarihinde gerçekleşmiştir.
BK.nun 101/2. maddesinde “Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tesbit etmiş ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, prim ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi için sigortalıya kasko sigorta sözleşmesinde yazılı olduğu şekle uygun olarak yapılmış bir ihtar olması gerekir. Dosyada, 28.02.2006 günlü son prim taksitinin ödenmemesi üzerine BK.’nun 101. maddesine uygun çekilmiş bir ihtar bulunmadığından sigorta sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunun anlaşılması karşısında, işin esasına girilip yapılacak yargılama sonunda bir hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hümün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.