Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11133 E. 2011/2009 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11133
KARAR NO : 2011/2009
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … Karataş vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.3.2011 Salı günü davacı … vekili Av. … ile davalı … Karataş vekili Av. … geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı … Karataş’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … Karataş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır.
Somut olayda dava dilekçesi üçüncü kişi konumundaki davalı … Karataş’a tapu sicil müdürlüğünde düzenlenen resmi akit tablosunda yazılı olan adreste tebligat yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu adresin borçlu davalı tarafından da bildirilen ve davaya konu edilen taşınmazın bulunduğu adres olduğu, davalı …’in bu adreste oturmadığı daha sonra yapılan karar tebliğindeki adres bilgilerinden anlaşılmaktadır. Dava Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış daha sonra Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış olmasına rağmen hüküm veren mahkemece temyiz eden davalıya duruşma günü bildirilmemiş, yargılama davalının yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli karar farklı bir adreste tebliğ edilmiştir. Bu duruma göre HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalı … Karataş’a duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … Karataş’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Ayfer Karataş’a geri verilmesine 8.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.