YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11244
KARAR NO : 2011/5261
KARAR TARİHİ : 26.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000 TL’nin kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 14.5.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3.500 TL daha artırarak toplam 9.500 TL’nin 8.6.2007 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan araç dahil davacı şirkete ait toplam 17 adet aracın özel oto olarak kasko poliçelerinin yaptırıldığını, yapılan araştırma sonucunda bir kısım araçların kiralık olarak kullanıldığının tesbit edildiğini, davacının doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uymadığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.936 TL’nin 8.6.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1.maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK’nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmü uyarınca da kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin KSGŞ’nin A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. KSGŞ’nin A.5.maddesi ve TTK’nun 1292.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasden yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfesi sigortalıya geçer.
Davacı taraf, kaza tesbit tutanağı, poliçe, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve ticari defter kayıtları ile belgelerine dayanmıştır. Davalı sigorta şirketi ise davacı şirketin sahip olduğu dava dışı 17 adet aracın müvekkiline hususi araç olarak sigorta ettirildiğini, davacıya ait aracın hususi oto olarak kullanıldığı konusunda tereddüt oluştuğunu, davacıya ait olduğu tesbit edilen bir kısım araçların Bartaş Rent A car firmasında kiralık olarak çalıştırıldığını, sigorta sözleşmesinin aktedilmesi sırasında sigorta ettirenin
doğru beyanda bulunması gerektiğini, davacının kiralık olarak kullandığı aracını hususi oto olarak yanlış beyan ettiğini bu şekilde eksik prim ödeyerek sebepsiz zenginleştiğini savunarak hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup araştırma raporuna, davacı şirket ile şirket ortağının ticari sicil kayıtlarına dayanmıştır.
Uyuşmazlık, doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında davacı şirket ile şirket ortağına ait firmanın ticari defter kayıt ve belgelerinde, kazaya karışan davacı aracının kiralık araç olarak kullanıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı bildirilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda aksi kanıtlanamayan 27.5.2007 tarihli kaza tesbit tutanağı, aracın hususi oto olarak sigorta ettirildiğine dair taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi, davacı şirket ticari kayıtlarında davaya konu aracın kiralık olarak kullanıldığına dair bilgi, belge bulunmadığı, aracın pertinin uygun görüldüğü ve olay tarihi itibariyle 2.el piyasa rayicinin ekspertiz raporundaki gibi 9.500 TL olduğuna dair bilirkişi raporu uyarınca, kazanın ihbar edilen şekilde meydana geldiği, sabit olduğu gibi davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirdiği de ispatlanamamıştır.
bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve davacı sigortalının doğru ihbar (beyan) mükellefiyetine uymadığını ispat külfesi sigortacı da bulunmakta olup, sigortacı bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır.
O halde, mahkemece davanın talep gibi 9.500 TL hasar bedeli yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davacı şirkete ait aracın kiralık olarak kullanıldığının kabulü ile proporsiyon hesabına göre tesbit edilen 3.936 TL yönünden kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan
nedenlerle davacı … Eğitim Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 234,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.