YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11248
KARAR NO : 2011/3225
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kırıkhan İcra Müdürlüğü’nün 2009/650 Esas sayılı dosyasında 21.05.2009’da davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan buğday mahsulünün haczedildiğini, borçlunun üçüncü kişiye sattığı ve bedelini de aldığı ürünü geri alabilmek için akrabası olan alacaklı ile birlikte hareket ederek muvazaalı icra takibi başlattığını, davalı borçlu adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar olduğu halde ürün haczinde ısrar edilmesinin de muvazaanın kanıtı olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, alacaklının borçlunun halasının oğlu olduğunu, ancak aradaki alacak borç ilişkisi içinde icra takibi başlattığını, dava konusu hacizlerin yapıldığı taşınmazların satışı yapılırken dava ve takip dışı …’nun oğlu olan borçluya ürün bedelinin ve satış bedeline ilişkin payın ödeneceği taahhüdünde bulunulduğunu, ancak yerine getirilmediğini, mahcuzun borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), dava konusu buğdayı kendisinin ekip bakımını yaptığını, satıştan sonra bunun bedelinin kendisine ödeneceğini, ancak babasının bu edimini yerine getirmediğini, haciz işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre: “dava konusu haczin uygulandığı iki taşınmazın da üzerindeki buğday mahsulü ile birlikte üçüncü kişiye satılıp zilyetliğin de devredildiği, borçlunun ürün bedelinin kendisine verilmesi kaydı ile bu duruma rıza gösterdiği, ancak bunun borçlu ile dava dışı … arasındaki bir iç ilişki olduğu ve üçüncü kişiye yapılan satış ve devri geçersiz kılmayacağı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinde uygulanmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İcra Müdürlüğü tarafından, İİK’nun 99. maddesi yerine sehven 96. ve 97. maddelerinin uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır. İspat yükü altında bulunan alacaklı, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olmakla birlikte mahcuzun, borçluya ait olduğunu gösteren güçlü delilleri dosyaya sunamamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.385,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.