YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11257
KARAR NO : 2011/3433
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … şirketine kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın, diğer davalı …’ın yönetiminde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalı Finans Sigorta AŞ’nin hasarı karşılamadığını, müvekkilinin kendi imkanları ile aracını tamir ettirdiğini belirterek 19.276,42 TL hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Finans Sigorta AŞ vekili, davacı aracının sürücüsü diğer davalı …’ın 2.02 promil alkollü olduğunun tesbit edildiğini, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini ve hasarın teminat kapsamında bulunmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava tarihinden faiz istenebileceğini, araç üzerinde rehin olduğunu, daini mürtehinin muvafakatının alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın reddine, diğer davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile 17.472,05 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Finans Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazına gelince; dava davalı … hakkında kasko sigorta
sözleşmesine dayanılarak açılan alacak istemine ilişkindir. AAÜT’nin 5.maddesi hükmü uyarınca “hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır”. Davalı … aleyhine açılan dava, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmesi nedeniyle, hasar teminat kapsamında bulunmadığından esastan reddedilmiştir. Davalı şirket duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirmiş; davalı vekili davaya karşı yazılı cevap dilekçesi düzenleyerek dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 12.maddesi hükmü uyarınca davalı … yönünden reddolunan 19.276,42 TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Finans Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 6.bendinde yazılı “davalı kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan” tümcelerinden sonra gelen “575,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “2.313,17 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 241,10 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.