YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11287
KARAR NO : 2011/5251
KARAR TARİHİ : 26.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.429 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda asli kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 900 TL daha artırarak toplam 6.329 TL’nin ödeme tarihlerinden işleyecek faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı kusuru kabul etmediğini, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.257 TL tazminat ile 22.10.2007 ödeme tarihinden işleyecek 631 TL yasal faizinin ve 540 TL tazminat ile 1.8.2008 ödeme tarihinden işleyecek 81 TL yasal faizin toplamı 4.509 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, davalının kazada %60 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığına
göre, mahkemece, kusur oranına isabet eden 3.257 TL’nin 22.10.2007, 540 TL KDV’nin 1.8.2008 ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı … AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinin tümünün hükümden çıkarılmasına, yerine “3.257,00 TL tazminatın 22.10.2007 tarihinden, 540,00 TL’nin 1.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” tümcelerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 250,68 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.