YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11301
KARAR NO : 2011/7804
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dahili davalı … Tekstil …Ürünleri Nakliyat İnşaat ve Dahili Ticaret Ltd. Şti. borçlarından dolayı şirket ortağı davalı … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı … kayınbiraderi olan Numan’a onun da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazların ilk satışının borçlunun kayınbiraderi davalı …’a yapıldığı, ikinci satışın da taşınmazlar üzerindeki ipoteklerle ve borçlu ile ticari ilişki içinde olan davalı …’a yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabet-
sizlik bulunmamasına, 6183 sayılı Kanun’nun 29. maddesinde amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan, borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemelerin hükümsüz olduğunun belirtilmesine somut olayda davalı …’un borçlu … ile olan ilişkilerinin de cevap dilekçesinde açıklanmış olmasına ayrıca aynı Kanun’un 30. maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamını tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ve ne olursa olsun hükümsüz olduğunun da açıklanmasına bu kapsamda davalı …’un aralarındaki borç ilişkilerinden dolayı borçlu …’ın amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak yeni bir icra takibi olmayacağı, ihtiyati tedbirin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklı ilamın kesinleşmesini beklemeden cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı
5.276,50 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.