Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11313 E. 2010/10917 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11313
KARAR NO : 2010/10917
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, uzun süreli filo kiralama işiyle iştigal eden müvekkili şirkete ait, davalıya ihtiyari mali mesuliyet sigortalı aracın tam kusurlu olarak karıştığı kazada, hasara uğrayan karşı araç kasko sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin Ümraniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/275 Esas sayılı dosyasında açtığı dava neticesinde, müvekkilinin 10.02.2006 tarihinde 7.170.00 TL tazminat ödediğini belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının işleten sıfatını taşımadığı, dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’ne trafik sigortasını aşan kısım yönünden yaptığı 7.170.00 TL ödemenin hukuki dayanağının bulunmadığı, davalının ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında sorumluluğunun doğmadığı, temlik hakkını kullanabilmesi için işleten konumundaki kiracısının ödeme yapması ve sigorta ettiren olarak davacıya temlik yetkisi vermesi gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2010/11313
2010/10917
Dava, ihtiyari mali sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ihtiyari mali sorumluluk sigorta şirketi ile sözleşme ilişkisi bulunan davacının, malik sıfatıyla karşı aracın kasko sigortacısına trafik sigortasını aşan kısım yönünden ödediği maddi tazminatı, kendi âkidi olan davalı sigortacıdan rücu hakkının ve buna bağlı olarak aktif dava ehliyetinin bulunduğu gözetilerek, işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.