YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11338
KARAR NO : 2011/9963
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin meydana gelen kaza sonucunda yaralandığını ileri sürerek 60.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve …, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 1.281,39 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonrasında oluşan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı kaza sonrasında yaralanmış olup, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunda dosay akapsamında yer alan tedavi belgeleri ve sağlık raporları değerlendirilerek sürekli işgücü kaybının olmadığı ve 3 ayda iyileşeceği belirtilmiştir. Davacı vekili anılan
rapora itiraz ederek, davacının beyin operasyonu geçirdiği ve uzun süre komada kaldığı belirtilmiştir. Davacı tarafın itirazları değerlendirilerek Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının geliri kanıtlanamadığı gerekçesi ile asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilmiştir. Oysa davacı avukat olup geliri çalışma koşulları dikkate alınarak barodan ve vergi dairesinden de sorulmak suretiyle belirlenebilir, mahkemece bu hususta yeterli inceleme yapılmaksızın asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.