Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11601 E. 2011/5516 K. 31.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11601
KARAR NO : 2011/5516
KARAR TARİHİ : 31.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL. tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 24.000 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, kaza sırasında sürücünün alkollü olduğunu kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 24.000 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1268. maddesinde, genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. İşbu iki yılın başlangıç tarihi ise, Borçlar Yasasının, zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağını belirten
128/1. maddesindeki genel hüküm karşısında ve TTK.nun 1299 ve 1292. maddeleri gözönüne alındığında, rizikonun gerçekleştiğinin sigortalı tarafından haber alınmasından itibaren, ihbar yapılması gereken 5 günün sonudur. TTK.nun 1268. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacaklar iki yılda zaman aşımına uğrarsa da, zamanaşımı def’inin, esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Somut olayda dava dilekçesi 27.4.2009 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından, mahkemesine gönderilmek üzere Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne esasa cevap süresi içinde 30.4.2009 tarihinde cevap dilekçesi verilmiştir. Mahkemece süresinde verilen cevap dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı defi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.