YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11653
KARAR NO : 2011/524
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.696 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların miras bırakanının olayda asli kusurlu olduğunu belirterek kusur oranına isabet eden 4.272 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4.272 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanna rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Aynı olaya ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/218-2009/188 sayılı davacıya sigortalı aracın sürücüsü… aleyhine taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan dava dosyasında, sanığın kendisine yanan yeşil ışıkta
yönetimindeki kamyonetle geçtiği sırada gidiş yönüne göre yolun solundan sağına geçmek isteyen müteveffaya aracının sol ön kesimi ile çarptığı olayda mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyretmesi bu nedenle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle kazada tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş; bu hüküm temyiz edilmeden 10.3.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Yine aynı olayla ilgili olarak … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/205-2010/120 sayılı dosyasında kazada ölen …mirasçıları … tarafından kendi adına asaleten küçük çocukları … adına velayeten, murise çarpan aracın işleteni, Alaattin Kadat ve sürücüsü … aleyhine destekten yoksunluk zararı ve manevi tazminat davası açılmış, bu dava aracın aynı zamanda … ve … poliçelerini düzenleyen … Anonim … … AŞ’ne ihbar olunmuştur. Bu dosyada kusur oranları yönünden makine mühendisi bilirkişiden alınan 15.10.2009 tarihli raporda davalı taraf aracının sürücüsü …’ın tek yönlü, düz ve görüş mesafesinin normal olduğu, yolda dikkatsiz, tedbirsiz, dalgın ve hızlı araç kullandığı, kullandığı aracın hızını yaklaştığı kavşağa ve yaya geçidi durumuna göre ayarlamadığı, fren tertibatını yerinde ve zamanında kullanmadığı ve karşıdan karşıya geçmekte olan yaya …’ya çarparak vefat etmesi ile sonuçlanan kazada %40 oranında kusurlu olduğu, yaya…’nın olay yerine şaklaşık 28 metre mesafede ışıklı yaya geçidi olmasına rağmen buradan geçmediği, olayın gece olması nedeniyle görünürlüğü artırıcı tedbirler olmadığı, dikkatsiz şekilde yola girerek, kendisine doğru seyir halinde olan aracın hızını ve uzaklığını hesaplayamadığından %60 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, davalılar vekilinin itirazı üzerine Adli bilimler bilim dalında uzman bilirkişiden alınan 14.1.2010 tarihli raporda sürücü Tahsin’in hızını mahal, yol ve ortam şartlarına uydurmaması, orta ve sağ şeridi birlikte kullanarak şerit izleme kurallarına riayet etmemesi nedeniyle %25, yaya …’nın yasalar için özel olarak yapılmış alt veya üst geçiti kullanmaması, ışıklı trafik işaretlerine ve yollarda güvenli geçiş kurallarına uymaması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tarafların rapora itirazı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğü
Fen heyetinden alınan 7.3.2010 tarihli raporda davalı sürücünün tespit edilen fren izlerine ve yayaya çarptıktan 20 metre kadar sonra durabilmesine göre yerleşim birimi için de yol, trafik, görüş durumuna uygun olmayan bir hızla ve hız tahdidinin üzerinde seyrederek kavşağa yaklaştığı halde kavşaktaki araç ve ışık durumlarını gözönüne alıp aracının hızını azaltmayarak, emniyetli bir mesafeden gördüğü yasaya etkili ve yeterli şekilde ikaz edip yayanın bu ikazı algılamasını beklemeyerek yoluna devam etmesi, gerekli hız sınırına riayet etmiş olsaydı olayın aynı şartlarda frenle 16-17 metre içinde önlenebilmesinin mümkün olmasının …’ın kusur oranını artıran bir eylem olduğu belirtilerek %40 oranında, yaya …’nın kavşağın yaya geçidi olan tarafından yola girmemesi sağından yaklaşan aracın hız ve uzaklığını gözönüne almak suretiyle aracın geçişini beklememesi nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş; mahkemece davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bu rapor hükme esas alınarak tazminata karar verilmiştir. Bu hüküm taraflara tebliğ edilmiş olup heniz kesinleşme şerhi yazılmamıştır.
Eldeki dosyada makine mühendisi bilirkişice düzenlenen 3.12.2009 tarihli raporda fazla detaya girilmeden sigortalı aracın sürücüsünün hız sınırlarının üzerinde seyretmesi, trafik işaret ve levhalarına uymaması, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %25, yaya…’ın karşıdan karşıya geçerken yaya geçidin kullanmaması, ilk geçiş hakkını sürücülere vermemesi, kırmızı ışıkta geçmek istememis sebebiyle %75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; inceleme ve değerlendirme yönünden hüküm kurmaya yeterli olmayan bu raporda tesbit olunan kusur oranına göre dava kabul edilmiştir.
Herne kadar bu dosyalarda tesbit edilen maddi vakılar olan bir birine yakın ise de; … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/205 2010/120 sayılı dosyasında kusur yönünden alınan 15.10.2009 tarihli birinci rapor ile 7.3.2010 tarihli bilirkişi kurulundan alınan üçüncü rapor kusur oranı yönünden örtüştüğü gibi bu raporlarda olay çok detaylı olarak irdelenmiş, olay mahalli tarafların konumu, durumu, ayrıntılarıyla gerekçeli ve denetime elverişli şekilde değerlendirilerek tarafların kusuru belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/205 Esas sayılı dava dosyasında alınan birinci ve üçüncü bilirkişi raporlarında tesbit edilen oluşa ve kusur durumuna uygun olan, davacıya sigortalı aracın sürücüsü …’ın %60 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 27.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.