YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11664
KARAR NO : 2011/1437
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı …Ş. vekili ve süresi dışında davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik/sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek, maluliyet, tedavi gideri ve çalışılamayan günler için kazanç kaybı olmak üzere, ıslâh ile arttırılmış toplam 38.916.74 TL maddi tazminatın davalılardan, 15.000.00 TL manevi tazminatın ise davalı …’dan, temerrüt faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranına ve tazminat miktarlarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
… Sigorta A.Ş. vekili, zararın ispatlanması halinde kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, maddi tazminat talebinin kabulü ile, 33.152.93 TL maluliyet kazanç kaybı, 2.340.02 TL tedavi gideri ve 3.423.79 TL çalışılamayan günler kazanç kaybı olmak üzere toplam 38.916.74 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere), manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalı … vekiline 11.07.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 04.09.2009 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-HUMK.’nun 83. maddesi hükmüne göre, “İki taraftan her biri usûle müteallik olarak yaptığı muameleyi tamamen (m.88, 89) veya kısmen ıslâh edebilir (m.87). Aynı davada her taraf ancak bir kere ıslâh hakkını kullanabilir.”
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, maluliyet, tedavi gideri ve çalışılamayan günler için kazanç kaybı olmak üzere toplam 1.000.00 TL maddi tazminat talep etmiştir. 10.03.2009 tarihli birinci ıslâh dilekçesinde, maluliyetten dolayı tazminat talebini 33.152.93 TL’na yükseltmiş, 12.06.2009 tarihli ikinci ıslâh dilekçesinde ise, ilk ıslâha konu edilmeyen 2.340.02 TL tedavi gideri ve 3.423.79 TL çalışılamayan günler kazanç kaybı tazminatını istemiştir. Bu durumda, her iki ıslâh dilekçesindeki tazminat kalemleri farklı olup, esasen her biri ayrı bir davaya konu edilebileceğinden, birden fazla ıslâh yapıldığından söz edilemez.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının yaralanmadan dolayı tedavisi süresince çalışamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybının trafik sigortası teminatına dahil olmasına göre, davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü
yazılı 1.900,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı …Ş’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.