Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11715 E. 2011/3213 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11715
KARAR NO : 2011/3213
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiş, mahkemece; davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece bozulmuş olup, mahkemece, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen kararın direnme niteliğinde olmaması nedeniyle dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere daireye gönderilmiştir.
Dava; İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 278/III-2 maddesi uyarınca akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde kabul edilmiştir. Somut olayda Dairenin önceki bozma kararında bilirkişiler tarafından gerçek değeri 60.000.00 TL olarak belirlenen taşınmazların 26.148.93 TL bedelle satıldığı, bu nedenle bedeller arasında bir mislinden fazla fark oluşması nedeniyle diğer iptal koşullarının da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup; mahkemece, bozmadan sonra verilen kararda tasarrufa konu edilen taşınmazların değerlerinin saptanması amacı ile bilirkişilerden 3 defa rapor alındığı, ikinci ek raporda taşınmazın gerçek değerinin 29.286.80 olarak belirlendiği, bu durumda da bedeller arasında fahiş fark oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak aynı bilirkişi heyetinden 27.08.2004 tarihinde asıl olmak üzere daha sonra 17.05.2005 ve 22.11.2006 tarihlerinde de ek raporlar alındığı, ilk iki raporda taşınmazın gerçek değeri-
nin 60.000.00 TL olduğu bildirilmiş, son alınan ek raporda ise mahkemenin değişik verilere göre hazırlanmasını istediği biçimde rapor düzenlenmiş olup, mahkemenin karara esas aldığı 29.286.80 TL değerin davalılar tarafından …Gayrımenkul Değerleme A.Ş. ekspertizine yaptırılan inceleme sonucu bulunan bedeldir. Bilirkişiler tarafından serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenen 60.000.00 TL yerine, uygun olmayan yöntemle bulunan 29.286,80 TL’nin esas alınması doğru bulunmamıştır. Bu durumda İİK.nun 278/III-2 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.