Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11767 E. 2011/6847 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11767
KARAR NO : 2011/6847
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile süresi dışında davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkili bankada çalıştığı sırada zimmetine geçirdiği parayı annesi olan davalı … ile ortak hesaba yatırdığını, kendilerinin paranın tahsili için davalılar … ve … hakkında icra takibi yaptıklarını ancak borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, davalı …’ın … ile olan ortak hesaptan çektiği para ile satın aldığı taşınmazı alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile davalı …’a, onun da diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ivazlar arasındaki fahiş fark ve kısa aralıklarla yapılan satış nedeniyle … ve … haklarındaki davanın kabulüne, aralarındaki tasarrufun iptaline ancak taşınmaz … tarafından elden çıkarılmış olması nedeniyle takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere satış değeri olan 40.000.00 TL. ile sınırlı olarak …’ın sorumlu tutulmasına, davalılar …’ın tapu kayıt maliki olmaması, davalı …’ın kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Mahkemenin gerekçeli kararı hükmü temyiz eden davalı … vekili avukat …’e 23.09.2009 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise yine aynı avukata 03.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 02.12.2009 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin (dilekçesinin) reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, üçüncü kişi konumundaki davalının dava konusu taşınmazı elden çıkarması halinde mahkum edileceği tazminata faiz yürütülmemesinde bir isabetsizlik olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin (dilekçesinin) süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 116,60 TL fazla alınan peşin harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.