Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11974 E. 2011/8160 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11974
KARAR NO : 2011/8160
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, ehliyetsiz sürücünün kullanımında iken karıştığı kaza sonucu hasarlanan karşı araç için poliçe kapsamında 5.668.00 TL tazminat ödediklerini, poliçe genel şartları uyarınca, bu meblağın fer’ileriyle birlikte rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu belirtilmiş ise de, aracın, davalının izniyle ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde, tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnâmeye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, zarar görenlere ödemede bulunan sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceği hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre, davalıya ait araç sürücüsü …’nun sürücü belgesi bulunmamaktadır. Aracın, sigortalının rızası dışında alınarak kullanıldığı sırada kazaya karıştığı iddia edilmediğinden, davacı sigortacının, kusur oranında ve zarar görene ödemesi gereken gerçek hasar miktarını, davalı sigortalısından talep edebileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.