YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12006
KARAR NO : 2011/11739
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’ya ait yabancı plakalı aracın davacı … idaresinde bulunan araca çarparak yaralanmalarına neden olduğunu, davacıların fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtıkları dava sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, o davada talep edilemeyen tazminatlar yönünden dava açtıklarını belirterek davacı … için 7.33 TL., … için 3.465,27 TL., … … için 153,95 TL. tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre davanın kabulü ile 3.628,55 TL. tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece oluşturulup, duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, HUMK.nun m.388.maddesinde (HMK.297.madde ) belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi gerekmektedir (H.U.M.K.nun m.388/II, 389,489.II).Hükmün sonuç kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği halde hüküm fıkrasında her davacı için hükmedilen tazminat miktarı ayrı ayrı belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-)Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız eylemden doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği günden başlayarak bir yıldır. Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde bu süre iki yıl olarak öngörülmüş, 109/2.maddesinde dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davalarda zamanaşımı sadece o davada istenen miktar yönünden kesilir, talep edilmeyen miktar yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Bazı hallerde, zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir.
Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda ( zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (HGK, 15.11.2000 gün ve: 2000/21-1609 K: 2000/1699, 4.HD 13.05.1980 gün ve 1980/3493-6206 sayılı; 26.01.1987 gün, 1986/7532 esas, 1987/485 karar sayılı kararı ).
Dava konusu olay 2.9.1998 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 19.9.2007 tarihinde açılmıştır. Davalı … vekili süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Dava konusu olay yönünden olay tarihinde yürürlükte olan ceza yasasına göre ceza zamanaşımı süresi dolmuştur, ancak gelişen durumun varlığı halinde 2918 sayılı yasanın 109/1. maddesinde belirtilen 2 yıl içinde dava açılması gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar da
gözetilerek zamanaşımı süresi yönünden gelişen durum olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3)- Dava dilekçesinde davacı olarak Gülşen Türkmen gösterildiği, açıklamalar bölümünde … yönünden tazminat talep edildiği halde karar başlığında dava dilekçesinde adı geçmeyen … davacı olarak gösterildiğinden bu hususların açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4)-Davacı … yönünden, davacılar vekilinin istifası üzerine davacı asıllar … ve … 11.9.2008 tarihli duruşmaya katılmış duruşmaya katılmayan … yönünden dosya işlemden kaldırılmış olduğu ve yenilenmediği halde bu davacı hakkında da davaya devam edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 6.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.