Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12034 E. 2011/2497 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12034
KARAR NO : 2011/2497
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalının mirasçıları …, …, … ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait ticari araca, davalının malik/sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı olmak üzere toplam 8.500.00 TL ile 258.00 TL tespit giderinin, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 07.03.2006 tarih, 2006/1059 – 1799 Esas ve Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile, 6.375.00 TL’nın, 24.12.2003 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalının mirasçıları …, …, … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının mirasçıları …, …, … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu halde bozmanın gereği kısmen yerine getirilmemiştir. Bozma ilâmının 2. bendinde, “ HUMK.’nun 275. ve devamı maddeleri hükmünce, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşü alınmalıdır. Buna göre, mahkemece, tek taraflı olarak yaptırılmış olan ve davalıya tebliğ edilmeyen delil tespit raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş; hasar konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak zararın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. ” denilmiştir.
M.K.’nun 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat külfeti davacıda olduğu halde, mahkemece, hasar tespiti yönünden bilirkişi ücretini yatırması için davalıya kesin süre verilerek, kesin süre içinde masraf yatırmadığından tespit raporuna göre karar verilemez.
O halde mahkemece, bozma ilâmı uyarınca, uzman bilirkişiden tazminat raporu alınarak, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının mirasçıları …, …, … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının mirasçıları …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …, …, … ve …’a geri verilmesine 21.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.