Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12272 E. 2011/4573 K. 10.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12272
KARAR NO : 2011/4573
KARAR TARİHİ : 10.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Tuzla İcra Müdürlüğünün 2009/9963 Esas sayılı dosyasından 16.01.2010 tarihinde haczedilerek 24.04.2010 tarihinde muhafaza altına alınan mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %15 tazminatın davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu şirket arasındaki makine satışının alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı yapıldığını, borçluya ait işçilerin davacı şirkette çalıştığını belirterek İİK 179.madde gereğince davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket vekili, haczin davacı 3.kişiye ait adreste yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin davacı yararına olduğunu, dava konusu makinelerin aciz halinde oldukları için davacıya satıldığını, bedelinin tahsil edildiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre; borcun doğumundan sonra borçlu tarafından davacıya yapılan düşük bedelli satış işleminin gerçek bir sa
tış olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı borçlu vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İİK 97/a maddesi gereğince bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. Davalı alacaklı, 3.kişinin açtığı istihkak davasında, 3.kişinin hacizli mal üzerinde ileri sürdüğü hakkın danışığa dayalı olduğunu savunma yoluyla ileri sürebilir ve bu savunmasını tanık dahil yazılı her türlü kanıtla ispatlayabilir. Bu savunmanın ispatlanması için, alacaklının İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince bağımsız olarak ya da İİK 97/17.madde gereğince karşılık olarak tasarrufun iptali davası açması gerekli değildir.
Somut olayda, dava konusu menkuller davacı 3.kişinin adresinde ve davacı şirket yetkilisinin huzurunda haczedildiğinden mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararınadır. Bu karinenin aksinin ispatı bakımından davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasındaki 13.04.2009 tarihli makine satışının muvazaalı olduğunu, borçlu şirketin otuz adet makinesini borcun doğumundan sonra düşük bedelle davacı şirkete sattığını ve borçlu şirket elemanlarından bazılarının davacı şirkette işe başladığını, borçlunun ticari faaliyetlerine davacı şirket adresinde ve kendi elemanlarıyla devam etmesinin muvazaalı işlemler olduğunu ve taraflar arasında ticari işletme devri bulunduğunu iddia ederek bu konudaki delillerini sunmuştur.
Dosya kapsamından, davalı borçlunun dava konusu makineler de dahil otuz adet makineyi borcun doğumundan sonra davacı 3.kişiye sattığı, satış bedelinin piyasa değerinden düşük olduğu, borçlu şirket çalışanlarından bir kısmının haciz tarihi itibarıyla davacı şirkette çalıştığı anlaşıldığından davacı ile borçlu arasındaki işlemlerin İİK 280/3.madde gereğince borçluya ait işyerindeki ticari emtianın mühim bir kısmının devri niteliğinde olduğu, devrin İİK 280/son ve İİK 44. maddesinde belirtilen şartlarda yapıldığının iddia ve ispatlanamadığı, davacı 3.kişinin devredilen işyerinin borçlarından BK 179.madde gereğince sorumlu olmasına ve dosyadaki yazılara kararın dayandığı
delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı 3.kişi ile borçlu vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı borçludan alınmasına 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi