Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12695 E. 2011/3913 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12695
KARAR NO : 2011/3913
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar … ve … vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.4.2011 Salı günü davacı … vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendilerine ait olan taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya içeriğindeki beyanlardan dördüncü kişi olan …’in borçlu davalının kayınpederi olması nedeniyle borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’ın dava konusu 755 ada 2 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalılar …’ın dava konusu 755 ada 1 ve 14, davalı …’ın 755 ada 1 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Somut olayda dava konusu edilen 755 ada 1 ve 14 nolu parseller borçlu davalı … tarafından 07.04.2006 tarihinde davalı …’ya, … tarafından 31.10.2006 tarihinde dava dışı …’a, … tarafından da 1 nolu parsel 20.11.2006 tarihinde …’a satılmıştır. Bu nedenle borçlu beşinci kişi konumunda olan … davalı olarak gösterildiğine göre taşınmazı satın aldığı ve dördüncü kişi olan …’ın da davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki 14 nolu parsele ilişkin tasarruf iptal edildiği halde son maliki olan …’ın açılan davadan haberi bulunmamaktadır. Bu durumda dava dilekçesinin …’a tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip hüküm kurulması gerekirken bu yönler gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de, borçlu olmayan ve tasarrufun tarafı bulunmayan davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın dava konusu 755 ada 2 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 755 ada 1 ve 14 nolu parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar … ve … vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, 825,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 84,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 26.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.