Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1331 E. 2011/1684 K. 25.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1331
KARAR NO : 2011/1684
KARAR TARİHİ : 25.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Samsun 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1978 Esas sayılı dosyasında… plaka sayılı aracın … Kasko Poliçesi ile üçüncü kişi tarafından sigortalandığını, takip borçlusunun yaptığı tek taraflı trafik kazası nedeni ile aracın pert olduğunu ve 21.000,00.-TL sigorta bedelinin ödendiğini, böylece mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiğini, ancak aracın hacizli olduğunun belirlenmesi üzerine ihaleyi alan kişiye devir ve teslim yapılamadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının dayandığı sigorta poliçesine göre araç mülkiyetinin sigorta şirketine geçişi için aracın tam hasarlı olması gerektiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 39. maddesine ve Kasko Sigortası Genel Şartları’na aykırı olarak hurda tescil belgesi sunulup terkin işlemi yaptırılmadan ödeme yapıldığını, bu nedenle mülkiyetin üçüncü kişiye geçmediğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “poliçede, ödenen sigorta tazminatı nedeni ile mülkiyetin sigorta şirketine geçebilmesi için aracın tam hasarlı olması kuralının yer aldığı, ancak aracın ağır hasarlı olması nedeni ile tazminat ödendiği ve bu durumda mülkiyetin davacıya geçeceğine dair bir hükmün de poliçede yer almadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Trafikte kayıtlı araçların satış ve devirlerine ilişkin olarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (5942 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik) 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri… noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.”; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 36. maddesinde: “…diğer araçların her çeşit satış ve devirleri ise, … noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.“ denmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39.maddesinde hurdaya çıkarılan araçlar konusu düzenlenerek, hurdaya ayrılan taşıtların onarımla yenilenseler bile tescil edilemeyecekleri hüküm altına alınmış, aynı Yönetmeliğin olaya ilişkin olan ve “Araçların Trafikten Çekilmesi ve Trafikten Çekilen Araçların Yeniden Trafiğe Çıkarılmaları” ana başlığı altındaki 41.maddesinin “Sahiplerince trafikten çekilmek istenen araçlar hakkında aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır;” 1.alt başlıklı (c) bendinde, “Araç tescil belgesinin ilgili bölümüne “trafikten çekilerek tescili silinmiştir” kaydı konulur ve belge araç sahibine iade edilir, motorlu araç trafik belgesi ve tescil plakası geri alınarak iptal edilir.”, (ç) bendinde ise,“ Trafikten çekme işlemi tamamlanan aracın tescili silineceğine” yer verilmiştir. Yönetmeliğin 41.maddesinin 2.alt başlığında da trafikten çekilen araçların gerekli usul ve işlemler yerine getirildikten sonra yeniden trafiğe çıkabilecekleri öngörülmüştür.
Keza, Karayolları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesinin 2.paragrafında da yine trafikten çekilen araçlar konusu düzenlenmiş ve “Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun
eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatının ödenmeyeceğine“ yer verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu olup davalı borçluya ait 60 KK 407 plaka sayılı araç, davacı 3.kişiye kasko poliçesi ile sigortalı iken, 28.04.2007’de tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanmış, 12.08.2009 günlü Kasko Ekspertiz Raporu’nda aracın ağır hasara uğradığı, trafikten çekilmesi gerektiği ancak onarımının mümkün bulunduğu belirtilmiştir.
Daha sonra yukarıda belirtilen hükümlere uygun olarak 18.04.2008 tarihinde aracın trafikten çekme işlemleri yapılmış, tescil kuruluşunca aracın trafik belgesi geri alınıp iptal edilmiş ve verilen tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi vurularak işlemleri tamamlanmıştır. Belirlenen hasar tutarı 14.128,29.-TL, sovtaj bedeli 7.500,00.-TL, piyasa değeri 20.000,00.-TL olup, sigortacı tarafından 11.06.2007 ve 08.05.2008’de sigortalıya (davalı borçluya) toplam 21.000,00.-TL ödenmiştir.
Bu işlemlerden sonra, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen icra takibi nedeniyle, araç kaydına 09.05.2008’de haciz şerhi işlenmiştir.
O halde, tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında Mahkemece öncelikle, dava konusu aracın sigorta şirketince 4.kişiye ihale işleminin tamamlanıp tamamlanmadığının, halen kimin yedinde (zilyetliğinde) bulunduğunun, tam hasar (pert) uygulamasına tabi olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu belirlemelerden sonra trafikten çekilen ve tescili silinmiş olan aracın noterden satış ve devirlerine ilişkin olan düzenlemelere tabi olup olmadığı veya tescili silinmiş aracın sovtaj bedeli en son 8.5.2008 tarihinde davacı tarafça ödenmesiyle borçlu sigortalıdan alınan ibraneme taahhütname gibi belgelerin sahiplik belgesi olarak kabul edilip edilmeyeceği, sahiplik belgesi kabul edilmesi durumunda; davacı sigortanın noterden işlem yaptırmadan sigorta bedelinin ödenmesinden bir gün sonra haciz konulmasının davaya etkisi üzerinde durulmalı, tescil kaydı silinip plakayı geri alınan menkul hükmündeki aracın ihaleden sonra yeniden trafiğe çıkışını sağlamak üzere trafiğe tescilinin
sağlanması durumunda mı noter satışının gerektiğinin yada niteliği itibariyle menkul olan hacizli aracın taşınır mallardaki mülkiyetin intikaline ilişkin olan Medeni Kanunun 763. (eski 687.maddesi) maddesinde öngörülen menkul mal niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilmeli; bundan sonra da taşınırların satışının (ya da bağışlanmasının) kural olarak şekle bağlı olmayıp, satanın (veya bağışlayanın) bu şeyi karşı tarafa teslim etmesi ile akdin gerçekleşeceği (Borçlar Kanununun 192-237.maddeleri) ve mülkiyetin alıcıya geçeceği ilkesinin olayda uygulanıp uygulanamayacağı, yahut çoğun içinde azda vardır kuralı uyarınca Medeni Kanunun hükümlerine göre davacı lehine doğmuş bir hapis hakkının bulunup bulunmadığının tartışılıp, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.