YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1348
KARAR NO : 2010/2175
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Çayeli İcra Müdürlüğü’nün 208/180 Esas sayılı dosyasında, davacının işletmecisi bulunduğu otelde yapılan 31.07.2008 günlü hacze konu menkullerin davacı tarafından bedeli ödenerek satın alındığını,borçlunun üçüncü kişinin eşi olması dışında otelle ve içindeki eşyalarla ilgisinin bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin takibe dayanak senette bildirilen, aynı zamanda ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste borçlunun huzurunda yapıldığını,bu sırada istihkak iddiasında bulunulmadığnı, borçlunun mahcuzların bedelinin kendisi tarafından ödendiğini belirttiğini, üçüncü kişinin borçlunun eşi olduğunu ve haczin yapıldığı yerde birlikte yaşadıklarını,borçlunun otelle ilgili tüm işlemler için vekaletname ile yetkilendirildiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için kötü niyetli olarak yapıldığını, borçlunun hasım gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre;“mahcuzların takibin dışında kalan üçüncü kişiye ait olduğunun kanıtlandığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile 31.07.2008 günlü hacze konu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve İİK’nun 97/15. maddesi uyarınca mahcuzların değerinin %15’i oranında
tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK7nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz,ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde borçlunun huzurunda yapılmış, İİK’nun 8/1. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre borçlu mahcuzların kendisine, otelin işletmesinin ise eşi üçüncü kişi adına olduğunu açıkça belirtmiştir. Burası aynı zamanda takibe dayanak bonoda da borçlu adresi olarak gösterilmiştir.Borçlu ile üçüncü kişinin birlikte faal oldukları yerde haczin yapıldığı, istihkak iddiasının ise alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü açıktır.
Hacizde hazır bulunan ve istihkak iddiasına karşı tutumu belli olan borçlunun davada taraf gösterilmesi gerekmemekle birlikte,tüm dosya kapsamına göre, reddi yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Öte yandan kötü niyeti kanıtlanamayan alacaklı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.