YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1363
KARAR NO : 2010/2181
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2007/ 13692 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 28.02.2008’de haciz konulan … plaka sayılı aracın davacı tarafından, noterde yapılan sözleşme 03.12.2007’de satın alındığını, bundan bir gün sonra tescil işlemi için yaptıkları başvuru sırasında araç kaydı üzerine bir başka dosyadan haciz konulduğunu öğrendiklerini,haricen yaptıkları görüşme ile bunu kaldırmaya çalışırken dava konusu takiple ilgili de araç kaydına haciz konulduğunu öğrendiklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece şikayet olarak nitelendirilen davada dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda :“dava konusu … plaka sayılı aracın mülkiyetinin, takip ve haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı 03.12.2007’de mülkiyetinin üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm,davalı alacaklı vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiş,12. HD. 23.10.2008 gün, 2008/14414-18240 sayılı kararı davanın istihkak davası niteliğinde olduğu ve duruşmalı inceleme ile istihkak prosedüründe çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile verilen karar bozulmuş, mahkemece Esasa kaydı yapılan dosyada duruşma açılarak bozma ilamına uyma kararı verilmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, HUMK’nun 439/2. maddesinin icra mahkemesi kararlarında geçerli olmadığını, daha önce kararın haczin fekki bölümünü temyiz etmedikleri için bu yönü ile kararın kesinleştiğini, davanın istihkak davası olarak değerlendirilmesi halinde, haczi öğrenme tarihine göre, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davaya neden olmadıkları için de vekalet ücreti ve masraflardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu … plaka sayılı aracın mülkiyetinin, takip ve haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı 03.12.2007’de mülkiyetinin üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile 2.200,00 TL vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından esasa, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, uyulan bozma ilamına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İcra Müdürlüğü’nün 05.02.2010 günlü yazı cevabına göre, dava konusu araç üzerindeki haciz şerhi, bozmadan önceki karar doğrultusunda ve ikinci hüküm tarihinden önce kaldırılmıştır.Bundan sonra,alacaklı tarafça aynı aracın trafik kaydına yeniden haciz konması yönünde bir talepte de bulunulmamıştır.
Bu durumda konusu kalmayan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,karar ve ilam harcının maktu olarak hesaplanması ve dava açılmasına neden olmayan alacaklı tarafın yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirdi.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı ve bozma nedeni ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı (alacaklı) vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1.
bendindeki “Davanın kabulüne,borçlu … üzerinde kayıtlı bulunan … plaka sayılı araç üzerindeki haczin fekkine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” tümcesinin; 2. bendindeki “Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.026,00 TL nispi harçtan 256,50 TL harcın mahsubu ile 769,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına“ ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 15,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 256,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 240,90 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” tümcesinin; 3. bendinde yer alan “ 2.200,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine“ ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacaklı taraf dava açılmasına neden olmadığı için davacı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” tümcesinin; 4. bendinde yer alan “Davacının yaptığı yargılama gideri 274,40 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine“ ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacaklı taraf dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” tümcesinin yazılmasına,hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 769,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.