Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1411 E. 2010/5207 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1411
KARAR NO : 2010/5207
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararın, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ve davalıya ait olan aracın, sürücü belgesi olmayan sürücü tarafından kullanıldığı sırada meydana gelen kazada yaralanan üçüncü kişi için müvekkilince tazminat ödendiğini, ancak bu zararın teminat dışı olduğunu, toplam 29.674,45 TL zararın davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın ilk olarak açıldığı … Asliye 7. Hukuk Mahkemesi’nce iş bölümü itirazı olmaksızın kendilerine gönderildiği, buna göre dava dosyasının kendilerine usulüne uygun olarak gönderilmediği, bu nedenle davaya esasen … Asliye 7. Hukuk Mahkemesi’nce bakılması gerektiği belirtilerek, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kararın hukuki bakımdan TTK’nın 5. maddesinde düzenlenen iş bölümü ilişkisine dayalı bir gönderme kararı olmasına ve gönderme kararı kesin nitelikte bulunup, yalnız başına temyiz edilmesinin mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin iş bölümü kararına yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, iki mahkeme arasında oluşan iş bölümü uyuşmazlığının giderilmesi isteminin incelemesine gelince; TTK’nın 5. ve HUMK’nın 187. maddeleri gereğince, TTK’nın 5/2. maddesinde belirtilen mutlak ticari dava dışındaki davalarda, anılan maddenin üçüncü fıkrası gereğince yalnızca davalı tarafça süresinde bu husus ilk itiraz olarak ileri sürüldüğü hallerde, iş bölümü nedeniyle gönderme kararları verilebilir. Bu hususta ilk itiraz olmadan mahkemece resen gönderme kararı verilemez.
Somut olayda; davanın ilk olarak açıldığı … Asliye 7. Hukuk Mahkemesi’nde, davalı tarafça bir iş bölümü itirazında bulunulmamıştır. İş bölümü itirazında bulunulmamasına rağmen mahkemece davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği için ticaret mahkemesine gönderme kararı verilmiştir.
Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir. Bu itibarla, her iki mahkemece verilen kararların gönderme kararı niteliğinde olduğu, asliye hukuk mahkemesince iş bölümü itirazında bulunulmadan kendiliğinden gönderme kararı verilmesinin kanunun amir hükümlerine aykırı olduğu, iki mahkemenin de davaya bakmaktan el çektikleri, bu durumun işin görülmesini sürüncemede bırakıldığı ve Yargıtay’ca yargı yeri belirlemesi gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, bu mahkemenin yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.