YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1435
KARAR NO : 2010/2878
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Isparta, …, 349 Ada, 1 parsel, 592 Ada, 105 parselde kayıtlı taşınmazlarını 18.6.2008 ve 10.6.2008 tarihinde babası davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar … ve …, davacı tarafından takip edilmeyen davayı takip ettiklerini tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre takip konusu borcun devir işlemlerinden sonra doğduğunu, davacının borcun tasarruf tarihinden önce doğduğuna dair herhangi bir iddia da bulunmadığı gibi aksine dava dilekçesi içeriğinden borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu açıkça bildirmesi karşısında davanın önşart gerçekleşmemesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için iptali istenen tasarrufun borçtan sonra yapılması ve aciz belgesinin ibraz edilmesi gereklidir.
Somut olayda 15.8.2008 kendi tarihli çeke dayalı borcun 10.6.2008 tarihli tasarruftan sonra doğduğu dava dilekçesinde de bunun açıkça bildirildiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve dava dilekçesine uygun düşmemektedir.
Dava dilekçesinde tasarrufların takipten ve takip konusu çekin vadesinden yaklaşık iki ay önce vadenin yaklaşmakta olduğunun bilinciyle yapıldığı iddia edilmektedir. Kural olarak çeklerde vade bulunmaz. Ancak ticari hayatta ileri tarih atılarak çek düzenlendiği ve yaygın şekilde kullanıldığı bilinen bir vakıadır. Temyiz dilekçesinde de takip konusu çekin borçlu ile davacı arasındaki ticari ilişki nedeniyle tasarruftan önce vadeli olarak verildiği iddia edildiğinden bu konuda davacıya çekin keşidesine neden olan temel ilişki konusunda delillerinin bildirmesi için süre verilmeli, bildirilecek deliller toplandıktan sonra borcun doğum tarihi belirlenmelidir. Diğer yandan takip dosyası kapsamından borçlunun mal beyanı dilekçesinde bildirdiği araçları 29.12.2009 ve 13.1.2009 tarihli haciz tutanaklarıyla fiilen haczedildiğinden davacıya İİK.nun 143. madde gereğince kesin aciz vesikası sunması için uygun süre verilmeli, sunulması halinde davanın esası incelenmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.