YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1443
KARAR NO : 2010/2587
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete oto paket sigorta poliçesiyle sigortalı otobüsün, yanarak pert total olduğunu, poliçe priminin yetkili acente tarafından tahsil edildiğini, 108.000.00 TL hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, prim peşinatı ve taksitler ödenmediğinden poliçenin iptal edildiğini, müvekkili şirket sorumluluğunun başlamadığını, davalının tâli acentesi olmayan ve prim tahsil yetkisi bulunmayan … Sigorta Aracılık Ltd.Şti.’ne yapılan prim ödemesinin müvekkilini bağlamayacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay 11.H.D.’nin 26.02.2008 tarih, 2006/10688 Esas ve 2008/2215 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 89.500.00 TL asıl alacak ve 19.665.14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.165.14 TL üzerinden devamına, asıl alacağa 21.12.2001 takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, fazla istemin ve alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan
yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, davacı vekilinin 04.02.2010 tarihli dilekçesinde sovtaj bedeli konusundaki temyizinden feragat ettiğini bildirmesine ve vekaletnamesinde feragate yetkili olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili takip talebinde, alacağa reeskont faiz işletilmesini talep ettiği halde, mahkemece, hükmedilen tazminata avans faizi yürütülmesine karar verilmesi HUMK.’nun 74. maddesine aykırı olup, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.paragrafındaki “avans” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “reeskont” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 589,40 kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.