YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1486
KARAR NO : 2010/3682
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, … Köyü, 1596 ve 1844 parselde kayıtlı taşınmazlarını 2.8.2006 tarihinde davalı …’e, onun da 19.9.2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiş, 1.5.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu taşınmazların borçlu tarafından davalı …’a onun tarafından da davalı …’a satıldığını, …’in davayla bir ilgisi olmadığını maddi hata sonucu taraf gösterildiğinden hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını, davalı … hakkındaki davayı bedele dönüştürdüğünü, 1596 parsel yönünden 12.500.00 TL, 1844 parsel yönünden 13.600,00 TL tazminatın 19.9.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsilini istemiş, 12.2.2009 tarihli duruşmada da davalı … hakkındaki davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazların borç nedeniyle davalı …’a piyasa değeriyle satıldığını, takip sırasında borçluya ait traktör üzerine konun hacizlerin davacı tarafından kaldırıldığını, davayı açmakta samimi olmadığını, davacının müvekkilinin eniştesi olduğunu, takip konusu senedin kaynağının tespit edilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … tasarrufun tarafı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili dava konusu taşınmazların üzerindeki ipotekle birlikte 18.000,00 TL’ye alındığını, satış bedelinden 7.550,00 TL’nin elden, 10.450,00 TL’sının da ipotek bedeli olarak bankaya ödendiğini, daha sonra karla satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, taşınmazların iyiniyetle ve 21.000,-TL bedelle alındığını ve fiilen kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı … aleyhine açılan dava, davacı tarafından takip edilmediğinden bu davalı yönünden açılan davanın HUMK’nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacı davalı … hakkındaki davadan feragat ettiğinden bu davalı hakkındaki davanın reddine, borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf yönünden tapudaki satış bedeliyle gerçek bedel arasında misli fark olduğu, tapudaki satış bedeli dışında yapıldığı iddia edilen ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlu tarafından davalı …’a satışı yapılan 1596 parsel yönünden 2.8.2006 tarihindeki gerçek bedeli olan 12.500,00 TL ile, 1844 parsel yönünden 2.8.2006 tarihindeki gerçek bedeli olan 13.600,00 TL’nin takip konusu alacak miktarıyla sınırlı olarak davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların tapudaki satış bedelleri ve ödenen ipotek bedelleri toplamı ile gerçek bedelleri arasında misli fark bulunması nedeniyle tasarrufun İİK 278/III-2.madde gereğince bağış hükmünde olup iptale tabi olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Davasından feragat eden davacı davada davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini ödemek zorundadır. (HUMK’nun 94/1, 417.madde) AAÜT’nin 7.maddesi gereğince delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra davadan feragat eden davacı tarife hükümleriyle belirli vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilir.
Somut olayda davacı vekili davalı … hakkındaki davadan delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra 12.2.2009 tarihli onüçüncü celsede feragat ettiği anlaşıldığından daha düşük olan tasarruf miktarına göre hesaplanacak tam nisbi vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken maktu vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının davalı …’la ilgili vekalet ücreti yönünden HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin son paragrafındaki “…575 TL…” ibaresinin çıkarılarak yerine “3.010 TL…” ibaresinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.651,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.