Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1488 E. 2010/4651 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1488
KARAR NO : 2010/4651
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Ankara Asliye 3. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’nun kullandığı, davalı … (…) Sigorta …nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile, diğer davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkili …’nun yaralandığını, müvekkillerinin murisleri … ve … ile …’nın öldüğünü, bu suretle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, maddi ve manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, ikinci ıslahla birlikte toplam 26.963,24 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleriyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketleri vekilleri, ayrı ayrı limitle ve kusura göre sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacı …’nın yaralanmasına ilişkin maddi tazminat talepleri ile davalı … hakkındaki tüm talepler hakkında atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemlere ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne, davacı … için 7.827,61 TL, davacı … için 15.425,89 TL ve davacı … için 2.709,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının kusur oranla-
2010/1488
2010/4651
rına göre üç davalıdan yasal faiziyle ve toplam 8.100,00 TL manevi tazminatın davalı …’ten yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 numaralı bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
2010/1488
2010/4651
Diğer yandan; aynı kanunun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı dışında kalan hususlar sıralanmış olup, 92/a maddesinde, “işletenin; eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” 92/b maddesinde ise, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Keza, Bu maddeye parelel olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Genel Şartlarının A-3 maddesinde de ZMSS kapsamı dışında kalan hususları düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre destek zararı; ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. İşletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı açıkça Karayolları Trafik Kanunun da düzenlenmediği gibi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında da, bu yolda bir sınırlamaya yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca; sürücünün ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların, işletenden ve onun sigortacısının destek tazminatı talebinde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar, ölen sürücünün değil, destekten yoksun kalanların, bir başka ifade ile, işletene göre üçüncü kişi durumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarar olup, destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların, kendi kusurlarından yararlanamazlar.
Bu durumda, işletenin destek sağlayan kişiye karşı ileri sürebileceği def’ileri, destekten yoksun kalanlara karşı ileri sürebilecek olmasına göre işleten, zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek BK.nun 44/1 maddesi gereğince, tazminatın sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir. Zira trafik kazası sonucu ölenin
2010/1488
2010/4651
Desteğinden yoksun kalanların Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadar olmalıdır. Dairenin son uygulamaları da bu yöndedir.
Dava konusu olayda, davacı …’nun babası … bakımından talep ettiği destek tazminatına ilişkin olarak, ölen desteğin sürücü olarak aracı kullanırken öldüğü ve davalı … Sigorta A.Ş. bakımından müteselsilen değil yalnızca kendi sigortalısının kusuru oranında talepte bulunulmuş olmasına göre, yukarda açıklanan ilkeler ışığında; yalnızca davalı …’nun, ölen desteği babası …’ndan olan destek kaybı için belirlenen tazminat bakımından istemin reddi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı … Sigorta A.Ş. aleyhine manevi tazminata hükmedilmediği halde, davalı sigortanın da manevi tazminat miktarı ayrılmaksızın toplam tazminat üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ve harç toplamından sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
4-Davacılar vekilinin temyizine gelince; hükmedilen manevi tazminat dosya kapsamına uygun değildir. Zira, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacıların anne ve babaları ile bir çocukları ölmüştür. Kaza tarihi ve buna göre uygulanacak faiz de dikkate alındığında, olayın özellikleri, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve uygulanacak temerrüt faizi de nazara alınarak
2010/1488
2010/4651
adalete daha uygun bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin 1 ve 2 numaralı bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.