YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1768
KARAR NO : 2010/5602
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, park halinde bulunduğu sırada, kullanıcısı belli olmayan bir aracın çarpması sonucu hasarlandığını ve hasar bedelinin davalı tarafından ödenmekten kaçınıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik, 3.146,46 TL hasar tutarının 01.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazanın belirtilen yer ve zamanda meydana gelmediğini belirtip, sigortalının doğru beyanda bulunma mükellefiyetine uymadığını ve hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 3.146,46 TL tazminatın 01.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle sigorta şirketinden tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmedilen tazminat yönünden, rizikonun gerçekleştiğinin kasko sigorta şirketine ihbar edildiği tarihten sonra 15 gün geçmekle davalının temerrüdünün gerçekleştiği 19.09.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “01.09.2007” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “19.09.2007” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davalı taraf yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,87 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’nden alınmasına 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.