YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1782
KARAR NO : 2010/5000
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni-sürücüsü, trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile toplam 60.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının % 40,2 oranında maluliyete uğrayacak düzeyde yaralandığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne asıl davada 40.000,00 TL, birleştirilen davada 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacının meydana gelen trafik kazası sonrasında sürekli işgücü kaybına uğrayacak düzeyde yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacının, sürekli işgücü kaybı nedeniyle doğan gerçek zararının belirlenmesi için kaza tarihinden önce elde ettiği düzenli gelirin belirlenmesi zorunludur. Sosyal Güvenlik Kurumu Bağ-Kur tarafından davacının ayakkabı tamir ustası olup, kazadan yaklaşık 8 ay önce işyerini kapattığı belirtilmiştir. Her ne kadar, davacı tarafından sunulan diğer belgeler ve tanık anlatımından davacının ayakkabı tamir ustası olduğu anlaşılmakta ise de, davacının kazadan önceki dönemde çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise çalışma biçimi ve düzenli gelirinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, anılan hususun tespiti yönünden sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılarak, davacının gelir konusunda sunacağı diğer tüm deliller de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı savunması üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, sürekli işgücü kaybı nedeniyle davacıya Bağ-Kur tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak, rücuya tabi gelir bağlanmış ise hesaplanan tazminattan mahsubu ile davacının gerçek zararı bulunduktan sonra tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı …, kazaya neden olan aracın trafik sigortası ve aynı zamanda ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Asıl davada ve birleştirilen davada, davalı … de diğer davalı … ile müteselsilen tazminattan sorumlu tutulmuş olduğu halde, hükmedilen harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumluluğuna karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ya geri verilmesine 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.