YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1788
KARAR NO : 2010/3309
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … plakalı aracın 2.10.2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu aracın ekonomik sıkıntı nedeniyle 16.000 TL’ye satıldığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre taraflar arasındaki satış işleminin İİK.nun 280.madde gereğince alacaklıya zarar verme kastıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabule, dava konusu … plakalı araçla ilgili 2.10.2006 tarihinde yapılan satışın iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİk.nun 277. Ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 2.7.2009 tarihli haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde bulunmasına, davalılar arasındaki akrabalık bağı nedeniyle davalı 3.kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına, satılan aracın halen borçlu ve ailesi tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına, ticari işletme niteliğindeki devir nedeniyle ve davanın İİK.nun 280/1 madde gereğince süresinde açılmış olmasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİk.nun 283/1 madde gereğince dava sabit olduğu takdirde alacaklı, davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder. Bu tür davalarda harç, borç miktarı ile dava konusu tasarrufun değeri karşılaştırılarak az olan değer esas alınarak hesaplanmalıdır.
Somut olayda dava konusu tasarrufun takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken bu konuda bir sınırlama yapılmaması, yine ilam karar harcının tasarruf değerine göre daha az olan borç miktarına göre hesaplaması gerekirken tasarruf değerine göre hesaplanması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün bu konularda düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 satırına davanın kabulüne ibaresinden sonra gelmek üzere ” … İcra Müdürlüğünün 2009/408 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere” cümlesinin eklenmesine, 3.parağrafın hükümden tamamen çıkarılarak yerine ” 239,09 TL karar ilam harcından peşin alınan 101,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 137,79 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına ” cümlesinin yazılmak suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII naddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 112,66 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 12.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.