Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1806 E. 2010/3745 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1806
KARAR NO : 2010/3745
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı(üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2007/8035 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 23.03.2007 tarihlerinde haciz konulan … ve … plaka sayılı araçların, noterde yapılan sözleşme ile 15.03.2007 ve 22.03.2007’de davacı tarafından satın alındığını, 29.03.2007’de devir işlemleri için yaptığı başvuru sırasında hacizden haberdar olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile araçlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu iki araca ilişkin satışın ödeme emrinin tebliğinden kısa süre sonra yapıldığını, devrin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğunu, borçlu hakkında tasarrufun iptali davası açtıklarını ve alacaklısını zarara uğratma kastı ile mal varlığını azaltma suçundan şikayetçi olduklarını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre:“22.03.2007 tarihli borca itiraz tarihinden sonra yapılan dava konusu hacizler dahil tüm işlemlerin geçersiz olduğu ve dava şartının bulunmadığı” gerekçesi ile davanın ön şartı bulunmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd.maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İlamsız icra takibi sırasında borçlu, ödeme emrinin tebliğ edildiği 15.03.2007’den sonra İİK’nun 62/1. maddesinde düzenlenen 7 günlük yasal süresi içinde icra müdürlüğüne itiraz etmiş,ancak buna ilişkin dilekçe asıl dosya içerisine alınmadığından, 29.05.2007 tarihine kadar icra müdürlüğü tarafından itirazla ilgili bir değerlendirme yapılamamış, bu arada icra takibi devam etmiş,alacaklı vekilinin haciz talepleri kabul edilerek dava konusu araçların trafik kayıtlarına 23.03.2007’de haciz konulmuştur.
Borçlu vekilinin 29.05.2007’de yaptığı başvuru üzerine itiraz dilekçesini ele alan icra müdürü, aynı gün takibin durması yönünde karar vererek bu hususu tutanakla tespit etmiştir.
İtirazın iptali istemi ile … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan 2007/409 Esas davanın sonucunda verilecek karar, bu davanın sonucuna etkili olacaktır. Gerçekten de davanın reddine yönelik kesinleşmiş karar, takibe dayanak borcun olmadığı yönünde kesin hüküm niteliği taşıyacak, bu dava da konusuz kalacaktır. Öte yandan davanın kabulü,yani itirazın iptali kararı üzerine takip, kaldığı yerden devam edecek, önceki tarihli hacizler de geçerliliğini koruyacaktır. Bu durumda istihkak iddiasının esasına yönelik inceleme ile karar verilmesi gerekecektir.
Konusuz kalan davada, davanın açılmasına neden olan taraf; işin esasına yönelik karar verilmesi gerektiğinde ise davadaki haklılık durumuna göre davacı ya da davalı taraf yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacaktır.
Mahkemece borca itirazın iptali davasının sonucu beklenmeden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kime yükletileceği belirlenemeyecektir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli bulunmamıştır.
S O N U Ç :Davacı (üçüncü kişi) … vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.