Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1939 E. 2010/7172 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1939
KARAR NO : 2010/7172
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 17.361 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda %75 oranında kusurlu olduğunu, davalının aracının trafik sigortasından 5.000 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 8.000 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranını, tazminat miktarını kabul etmediğini belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen 5.367,53 TL hasar bedelinin takas ve mahsubu ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.850 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalının takas mahsup talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde aynı kazada müvekkiline ait aracında hasarlandığını, buna ilişkin İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1394 Değişik iş sayılı dosyasında tesbit
yaptırdıklarını belirterek 5.367,53 TL hasar bedelinin takas ve mahsubunu talep etmiş; yine 19.7.2007 tarihli dilekçesinde kazanın oluşu hakkında dinletmek istediği tanıklarını bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı aracında meydana gelen hasar miktarı da tesbit edilmesine rağmen takas-mahsup yapılmadığı gibi davacı tarafından muvafakat edilmediği, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı tarafın usule uygun şekilde bildirdiği tanıklar dinlenmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece davalı taraf tanıklarının dinlenilmesi tanıklar dinlendikten sonra gerektiğinde yeniden uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur yönünden rapor aldırılması ve davalının takas-mahsup talebi ile kusur ve hasar yönünden usulü kazanılmış hakkı da gözönünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.