YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2002
KARAR NO : 2010/2591
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu pert total olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itiraz üzerine durduğunu belirterek, 37.350.00 TL’na yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş bölümü itirazında bulunup, sürücü değişikliği yapıldığını, kaza sırasında aracı alkollü veya ehliyetsiz sürücünün kullandığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, iş bölümü itirazı süresi içinde yapılmadığından reddedilerek, kazanın tutanakta belirtilen yer ve şekilde meydana geldiği, sürücü değişikliği yapıldığına ve hasarın poliçe teminatı dışında olduğuna ilişkin savunmanın davalı sigortacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 37.000.00 TL üzerinden iptaliyle takibin devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı … Finansmanı A.Ş’nin dain mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi hükme
gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı … Finansmanı A.Ş.’nin dosyada bululan 01.03.20010 tarihli yazısında, “dava konusu … plakalı araç üzerindeki rehin haklarının devam ettiği, 16.444.55 TL kredi alacağının bulunduğu, dain mürtehin olarak, aracın rehin bedelinin altında satışına muvafakat etmeyeceklerini, araç satıldığında ise, işlemiş faiziyle birlikte borç bakiyesinin banka hesaplarına ödenmesi hususu” bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava dışı … Finansmanı A.Ş.’nin davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine açık muvafakati olmadığından, aktif dava ehliyeti (husumet) re’sen nazara alınarak, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.